Gürkan Uluçhan ve “Cadı Neşteri” kitabı
Gürkan Uluçhan’ın “Cadı Neşteri” kitabından önceki yayınları, Kıbrıs Türk Edebiyatı içerisinde farklı türlerde okuyucuya ulaşmıştır. Kendisiyle geçmişte yayımladığı kitaplar üzerine sohbetimizi başlatıyoruz.
İlk kitabım 2003 yılında çıkan bir şiir kitabıydı, “Cin Seli” isimli. Aslında araştırdığım zaman edebiyat tarihinde de edebiyatçıların çoğunun edebiyata zaten şiirle başladığını görüyorum ben de. Tabii bilinçli bir tercih değildi. Sadece o dönem yazdığım şiirleri biraraya getirmek istedim. Ve rahmetli Filiz Naldöven’in ön-ayak olmasıyla 2003 yılında “Cin Seli “isimli şiir kitabım çıktı. Daha sonra “Ahna” isimli kitabım kısa bir roman, Novella diye tanımlayabileceğimiz bir romanım çıktı. Burda farklı bir şey denemek istemiştim. Sürrealist öğeleri olan, askerliğimi yaptığım Ahna köyünde geçen ve ordaki cansız varlıkların savaşı anlattığı, insanları anlattığı, insanların hikâyelerini anlattığı bir Novella idi bu. Daha sonra öyküye yöneldim. Öykülerden oluşan “Zamanın Aşkı” isimli öykü kitabı ve esasında benim küçüklüğümden beri ilgim polisiye ve korku edebiyatınaydı. İlk polisiye roman denemem de 2012 yılında çıkmıştır “Keçiboynuzu” isimli. Onun akabinde yine gençler için ergenler için yazmış olduğum “Korkunç Üçlü” var. Burda hani 18 yaşından küçük çocukların da okuyabileceği ama korku gerilim öğeleri de olan bir kitap yazmaktı amacım. Onun akabinde ikinci şiir kitabım “Medusa”, daha sonra psikolojik bir aşk romanı olan “Bit Pazarı” ve nihayetinde de yeni romanım “Cadı Neşteri” isimli nostaljik korku romanım çıktı.
Açıkcası edebiyatın farklı alanlarında eserler üretmek benim çok hoşuma gider. Çünkü her ne kadar okunmak için yazıyorsak da keyif almak için de yazıyoruz bir yazar olarak. Keyif de alırız yazarken. Farklı türlerde eserler vermek birazcık kendime meydan okumaktır çünkü her bir türün dinamiği farklıdır. Bir günde oturup korku romanı yazmazsınız. Önce onun bir alt yapısını oluşturmanız lazım. Bu uğraş benim çok hoşuma gider o nedenle farklı türlerde birşeyler yaratmaya çalışmak her zaman daha çok keyif vermiştir durağan bir türden.
Sosyal medyada “Cadı Neşteri” kitabı için tanıtımlarında çok önemli bir de cümleyi dile getiriyordu Gürkan Uluçhan. “Kıbrıs’ın İlk Korku Romanı.”
“Cadı Neşteri” evet yaptığım araştırmalarda gerek Kıbrıs Türk Edebiyatı’nda gerekse Kıbrıs Rum Edebiyatı’nda korku türünde eserlerin olmadığını göstermiştir. Daha sonra edebiyatçı eleştirmen arkadaşım........
