Anneler ne ister?
Anneler gününün yaklaşması ile birlikte büyük küçük birçok firma kampanyalar, indirimler sunarak geniş bir kitleye hitap etmeyi amaçlıyor. Bu süreçte duyguların en hassas noktalarına dokunan reklamlar hazırlanıyor, insanların kalbine seslenildiği iddia ediliyor. Ancak çoğu zaman bu duyguların gerçek anlamı geri planda kalırken, ön plana çıkarılan şey tüketim oluyor. İnsanlara ihtiyaçları olmayan ürünler, “sevgi göstergesi” adı altında sunuluyor ve böylece tüketim isteği adeta bir gereklilikmiş gibi aşılanıyor.
Piyasaya dahil olmayan, henüz bu düzenin parçası haline gelmemiş çocukların bile kumbaralarındaki birikimlerin hedef alınması, aslında bu sistemin ne kadar geniş bir etki alanına sahip olduğunu gösteriyor. Küçük yaşlardan itibaren bireylere, sevginin bir karşılığı olması gerektiği düşüncesi yerleştiriliyor. Oysa sevgi, ölçülebilen ya da satın alınabilen bir duygu değildir. Buna rağmen markalar, bu özel günü bir kazanç kapısına dönüştürerek pazar paylarını büyütmeyi hedefliyor.
Gelen tepkiler sonrası kaldırılan bir reklam filmi ise bu durumun ne kadar hassas bir noktada........
