menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Korkunun kaynağı cehalet mi, iman zafiyeti mi?

9 29
06.11.2025

“İnkılâb-ı siyasî cihetiyle dininden havf eden adamın dinde hissesi, beytü’l-ankebut gibi zayıf düşmüş cehalettir, onu korkutur; taklittir, onu telâşa düşürttürür. Zira itimad-ı nefsin fıkdanı ve aczin vücudu cihetiyle, saadetini yalnız hükûmetin cebinden zannettiğinden; kalbini, aklını da hükûmetin kesesinden tahayyül eder, korkar.” 1 Yani, içtimaî, siyasî veya sosyal değişimlerden dolayı “Acaba dinimiz elden mi gidiyor?” diye korkan bir insanın bu endişesi, aslında dininin değil, kendi imanının zayıflığının bir göstergesidir.

Bediüzzaman’a göre, “Hakikî imanı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre, hadisatın tazyikatından kurtulabilir” 2

Çünkü hakikî mü’min bilir ki her şeyin dizgini Allah’ın elindedir. Ne bir yaprak Allah’ın izni olmadan düşer, ne de bir devlet veya cemaat O’nun iradesi dışında bir adım atabilir. O hâlde mü’minin huzuru dış şartlarda değil, imanında gizlidir.

Toplumda sıkça rastlanan bir hâl var: Her siyasî değişimde, her hükûmet değişikliğinde bazı insanlar telaşa kapılıyor. “Acaba dinimiz zarar........

© Yeni Asya