Ramazan’ın son günlerinde itikâfa girerdi
İtikâf, bir mescidde ibadet niyetiyle ve belli kurallara uyarak belli bir süre inzivaya çekilmek demektir.
İtikâf, insanı dünyevî meşgalelerden uzaklaştırır, fazla ibadet yapmaya vesile olur ve hayatın anlamı üzerinde tefekkür etme imkânı sağlar. Her insanın zaman zaman nefis muhasebesi yapacağı böyle bir tefekküre ihtiyacı vardır. Hz. Peygamber (asm), kendisine peygamberlik gelmeden önce de ara ara Hira mağarasına gider orada inzivaya çekilir ve tefekkür ederdi. Oruç emredildikten sonra ise mescidinin bir köşesinde, itikâf ayı olan Ramazan’ın son on gününü daha fazla ibadetle geçirmek ve tefekkür etmek için itikâfa girerdi.
İtikâf, Ramazan ayına mahsus bir ibadettir. Ramazan’ın son on gününde itikâfa girmek sünnet-i kifayedir. Yani bir muhitte bu sünnet yerine getirilirse diğer Müslümanlardan sorumluluk düşer. Fakat bir beldede hiç kimse bu sünneti uygulamazsa her Müslüman sorumlu olur. Efendimiz (asm), itikâfa girmek isteyince odasından çıkar, sabah namazını kıldırdıktan sonra mescidde kendisi için hazırlanmış olan yere geçerdi. Hz. Peygamber'in hanımları ise kendi odalarında itikâfa girerlerdi. Bu sebeple de Müslüman kadınların mescidlerde........
