menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Biraz çocuk olalım

6 0
previous day

Onların kanı, canı kımıl kımıl kaynıyor.

Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan; dünyayı anlamaya çalışan oğlan veya kız yavru, bala, canlarımız çocuklar.

Rabbimizin lütfettiği melek yüzlü varlıklar.

Evde, çarşıda pazarda, camide; dershanede, medresede nerede olurlarsa olsunlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar çocuk, çocuktur. Bizde olması gereken olgunluğu onlardan beklemek, biraz abes olsa gerek.

Böyle bir Ramazan’da, Ankara Keçiören’de, Barla dershanesindeyiz.  

İftar edilip ortalık toparlandıktan sonra, ders öncesi biraz boşluk oluştu. Kimi abdest tazeliyor, kimi ayaküstü sohbet ediyordu. Çocuklarda hoplayıp zıplıyor, kanepelere çıkıp yere atlıyorlardı.

O esnada bir vaveyla koptu.

“Çocuğun kolu…” dediler. 

Dershanede gazi olan o yavru, oralarda yetişti ve çocuk yetiştirir oldu.

Bu bir iftihar vesilesi.  

Çocuklar, bir şekilde oralara mal olmalı; oralarlı olmalı.

Madalyonun arka yüzü:

Yaz tatilinde, Kur’ân talimi esnasında, hocası kulağını çektiği için, o çocuğun bir daha dershaneye gelmediğini duymuştum.

Teravih namazına gelen çocukları, merak edip eşyalara dokundukları için bastonuyla önüne katıp, kovalayan bir kimseyi gözümle gördüm.

Oturuş biçimini beğenmediği bir çocuğu azarlayan emekli öğretmen Mehmet efendi benim bulunduğum safta, yanı başımdaydı o gün.

Camide, mahzun hâlde duran çocuğu çağırıp yanıma oturtunca, diğer iki arkadaşı da bizim yakınımıza geldiler; bana soru sordular. Her birinin sırtını sıvazladım, şefkatle.

Evet, camilerde koşmak coşmak; yüksek sesle sohbet etmek hoş değil, ama çocukları bundan muaf görmeli, hoş karşılamalı.  

Çocuklar bu mekânları, buradaki insanları görecekler, gördüklerini gönüllerine ilmek, ilmek örecekler; sorularına aldıkları doğru cevaplarla dini-diyaneti; ezanı-kameti, mihrabı-minberi, kürsüyü öğrenecekler. Demek, her şeyde olduğu gibi, çocuklara karşı da sabır öne geçiyor. Çünkü, “Merak ilmin hocasıdır.”

Bir şeyi öğrenmek için, önce, o şeyi merak etmek gerekir. Çocukların yaptıkları ya da yapmaya çalıştıkları işte, bu.

Elhamdülillâh, Ramazan-ı Şerif geldi; camiler hep şenlendi.

Geçmiş yılların birinde, bir afişte, “Camiler çocuk açtı” diye bir ibare okumuştum. Buradaki “açtı” sözü, “coştu” sözüne denk bir kavramdı.

Çocuklar, bahçemizin gülleri. Çiçek çiçek mabetlerde açmalı; sesleriyle, melâike coşmalı.

Çünkü onlar çocuk, çocuk!

 Onları tekdir değil, takdir etmek gerektir.

Her hâliyle çocukları sevmek, onlara, millî-ma-nevî değerlerimizi; mektebimizi-medresemizi, mescidlerimizi sevdirmek büyüklerin görevi.

Madem öyle: Ey büyükler!

Gelin, bu ay, biraz çocuk olalım.

En kazançlı zaman Ramazan

Güzel şeyler düşünmek

Afganistan ve Irak örneği varken...

Selmân-ı Pâk-i Fârısî

Gerçekte kötülük ve musibet yoktur

Siyonist savaşa kırılganlık…

Bağımlılık ve Hürriyet-i Kalbiye -3 - Ekranın ötesindeki kayıp nesil

Motorin zammına iptal

İspanya Trump’ı hukuka davet etti

Öfke kontrolü müfredata girmeli

İkili çeteden yeni gözdağı - İran: Kimse bizden itidal beklemesin

Savaş Türkiye ekonomisini vurdu

Bu tür “hatalar” kolay yapılmaz

ABD 4 günde 2 milyar dolarlık askeri ekipman harcadı

Sri Lanka açıklarında İran donanmasına ait gemi "imdat" çağrısı yapıp battı

Orta Doğu’da 21 binden fazla uçuş iptal edildi

İran'dan Türk hava sahasına yönelen mühimmat etkisiz hale getirildi - Mühimmat parçası Hatay Dörtyol'a düştü

Şubat’ın enflasyon verileri açıklandı: TÜİK: 31.53 ENAG: 54.14

Okullarda şiddet önlensin

"Bu saldırganlığa güçlü bir yanıt vermekte çok kararlı olacağız"

İran uzun bir savaşa hazır

Bölgesel savaşa dönüşme riski var

Tanju Özcan tutuklandı

Bağdat’ta ABD üssüne İHA saldırısı düzenlendi

Motorine 6 lira 69 kuruş zam

Trafikte yüzde 10 hız toleransı tarihe karıştı


© Yeni Asya