menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Her gün o “Ayna”ya bakmadan duramıyorduk!

18 1
yesterday

Her gün o “Ayna”ya bakmadan duramıyorduk!

YÜKSEL TOKUR

Ülkemizde İslâmi Medya anlamında sesimizi duyuracak, duygularımıza tercüman olacak, cesur kalemler ve medya kuruluşu eksikliği vardı.

Derken; 12 Eylül 1993’te “İmam Hatipliler üvey evlat mı?” manşetiyle “Beklenen Vakit” gazetemiz o günün zor şartlarında çıkarılmaya başlandı.

İstanbul’a gittiğimde “Şu bizim gazeteye bir uğrayım” dedim ve Aksaray Küçük Langa Caddesinde bulunan binaya gittim.

Bir de ne göreyim… Evden bozma bir binanın zemin katında zor şartlarda baskıya hazırlamak için koşuşturan birkaç kişi..

Masa başında, yarınki gazetenin manşet haber yazısını editöre tarif ederek yazdıran gözlüklü, zayıf, küçük yapılı bir kişi vardı.

Evet; bu oydu.. Gazetenin orta sayfasında her gün Ayna’sına baktığım, baktığımda kendimi gördüğüm, bulduğum Cennet mekân Hasan Karakaya ağabeydi.

Gönül adamıydı, dava neferiydi. O günlerde “Kartel Medya” diye adlandırdığımız taraf İslâmi basın alanında Akit’in Manşet haberi ve Hasan abinin “Ayna”sını çok merakla (!) takip ediyorlardı.

Asılsız yalan haberlerini, algılarını Akit ve Hasan Karakaya yüzlerine vurarak çürütüyordu.

O günlerde Hürriyet’te yazan Emin Çölaşan,........

© Yeni Akit