menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Baal’in dönüşü ve modern çağın gizli putları

35 65
19.02.2026

Baal’in dönüşü ve modern çağın gizli putları

Güneşin kavurduğu Mekke sokaklarında, Kâbe’nin gölgesine sığınmış dilsiz taşlar yükseliyordu.  

Lât, Menât, Uzzâ ve heybetli duruşuyla Hubel…  

İnsanlar, kendi elleriyle yonttukları bu soğuk kayaların önünde diz çöküyor; korkularını ve umutlarını bu cansız varlıklara emanet ediyordu.  

Ancak tam o esnada vahiy, çölde yankılanan ve aslında çok daha eski bir coğrafyadan süzülüp gelen o sarsıcı soruyu Mekke’nin kalbine bıraktı. 

“Siz BAAL’e mi tapıyorsunuz ve yaratıcıların en güzelini bırakıyor musunuz?” (Sâffât 125) 

Bu soru sadece bir putun adını anmıyor, kadim bir zihniyeti deşifre ediyordu.  

Antik Kenan diyarının kudret sembolü olan BAAL (Hubel), fırtınaların efendisi sayılıyordu. 

Fakat bu sahte ihtişamın ardında kan donduran bir gerçek gizliydi:  

Çocukların BAAL’e kurban edilmesi. 

Tarihçiler bu ritüellerin kapsamını tartışsa da insanlık hafızasındaki o karanlık leke hiç silinmedi:  

Güç ve korku adına, en savunmasız olanın feda edilmesi. 

Kur’an-ı Kerim, meseleyi sadece isimler veya nesneler üzerinden okumuyordu; kalbin derinliklerindeki niyetin haritasını çıkaran En’âm suresi, kötülüğün kitlelere nasıl pazarlandığını tek bir kelimeyle özetliyordu. 

“Ortakları, müşriklerden çoğuna çocuklarını öldürmeyi süslü gösterdi…” (En’âm 137) 

İşte kilit kelime buydu: Süslemek, süslü göstermek. 

Zulüm, hiçbir zaman saf çirkinliğiyle........

© Yeni Akit