menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çocuklarımız

25 0
22.04.2026

İnsanların zayıf noktalarına “aşil’in topuğu” denilmektedir. Ve her insanın, mutlaka zayıf bir noktası vardır. Mesela, dünya malına düşkün olanların zayıf noktaları, mevki, makam ve öne çıkma hırsıdır. Kadınların zayıf noktaları, altındır. 

Bir de şu: Evli insanların zayıf noktaları, çocuklarıdır. 

Buradan, yani çocuklardan devam edelim.

Annemden pek çok kez duydum. Hâlâ da duyuyorum: “Bir evlat kaç yılda meydana geliyor, biliyor musun?” Artık biliyorum. İki evladım var: Bir kız, bir erkek.

Çocukluk, insanın başlangıç noktasıdır, cennettir. Bu yüzden, çocuklardan derin bir nefes alır, “cennet kokuyor” deriz.

Çocukların vicdana ihtiyacı yoktur. Masumdurlar. Onların dünyasında kötülük yoktur. Sadece iyilik vardır. Sokrates’in şu sözünü hatırlatalım: “Dürüst bir insan, daima çocuk kalır.”

Çocuklar büyüdükçe ve masumiyetlerini kaybettikçe, vicdan devreye girer. Bazen de girmez.

Çocuk, evin neşesidir. Gülen yüzümüzdür. Günün tüm yorgunluğu, derdi, tasası ve kederi, onlarla bir araya gelince unutulur. Bu yüzden, mutluğumuzu ifade ederken, “çocuklar gibi şeniz” ifadesini kullanıyoruz.

Çocukla beraber, bereket ve merhamet verilir. Çocuklar, bize merhameti öğretir, merhamet duygumuzu çoğaltır. 

Çocuk, ailenin çimentosudur. Eşler arasında geçimsizlik olsa bile, çocukların hatırına, bu sıkıntıya katlanılır. 

Çocuk, dünyanın sertliğini giderir, zorluğunu yumuşatır, acısını hafifletir. Bizi ana yurdumuza, yani çocukluğumuza götürür.........

© Yeni Akit