menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Medine hurmalıkları için çalışanlar

13 0
previous day

Bugünkü yazımda inşallah Rabbimizin ayet-i kerimesinin meali ile başlamak istiyorum. Kur’an-ı Kerim’de Mevlamız: “De ki: İçinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” (Âl-i İmrân, 29). Allah (c.c.) Hazretlerinin açığa vurulanı da sinelerde gizleneni de bildiği, Kur’an-ı Kerim’deki birçok ayet-i kerimede beyan edilir. (Neml, 74; Kasas, 69; Mülk, 13-14, ilh.)

Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) Hazretlerinin ilk talebelerinden, eski Rize-Kalkandere müftüsü Ahbap Hoca (Mehmet Aksoy), Mekke’de tavaf anında vefat ederek orada kalmıştır. Allah rahmet eylesin. O günlerin zor şartlarında bazen kazamızdan bizim köye kadar yaya olarak (her zaman araba bulunamadığı için) yürüyerek gelir. Hafta sonları bizim köye (Çayırlı köyü - Silyan) bizlere ders okuturdu (Arapça çeşitli kitaplar). Âlim, fazıl, maneviyatı çok yüksek, oldukça nüktedan, güçlü hafızası olan, zeki bir insandı. Pazar akşamı bir kamyon veya herhangi bir araba bulursa onunla, yoksa yine yaya olarak kazamıza döner, sabah müftülükteki makamına giderdi.

(Aman Yarabbi! O insanlarda ne hizmet aşkı, ne heyecan, ne gayretler vardı! Şimdiki bir kısım sözde idarecilerde olduğu gibi dünyalık aşkı ne de baş olma sevdası vardı. Rabbim hepsine gani gani rahmet eylesin. Üzerlerimizde çok emekleri vardır.)

Bizlere zaman zaman ders aralarında şöyle derdi. Benzeri aynı cümleleri de merhum Hasan Arıkan zaman zaman ders aralarında söylerdi. “Cenab-ı Hak, gecenin zifiri karanlığında kara karıncanın kara taşın üzerinde yürüdüğünü görür, ayaklarından çıkan sesi işitir. Hangi niyetle adım attığını bilir.” derdi. (Âmennâ.) Çoğumuzun duyduğu veya bildiği Peygamber Efendimizin bir hadis-i şerifi vardır: “Ameller niyete göredir.” Yapılan amellerdeki niyetleri mutlaka Cenab-ı Hak en ince noktasına kadar bilir. İhlas ve samimiyetle, sırf Allah rızası için amel edenler olduğu gibi dünyalık için, mevki, makam, şan, şöhret, mal, mülk elde etmek için ibadetleri kullananlar, dine hizmet ediyorum gibi gözükenler de olur. Bunların birçoğu Kur’an-ı Kerim’in ifadesine göre münafık ve riyakâr insanlardır. (Allah, şerlerinden ümmet-i Muhammed’i muhafaza buyursun.)

İslam tarihinde çok önemli bir hadise vardır. Peygamber Efendimizin saflarında canla başla savaşan bir münafığın hadisesi hepimize ibret olması gerekir. Rabbim ders almayı nasip eylesin. Bizzat Peygamber Efendimizin huzurunda bunlar oluyorsa zamanımızdaki münafık ve riyakârları sizler aklıselimle düşünün.

Bilindiği gibi İslam dinini Peygamber Efendimiz ilk kez Mekke-i Mükerreme’de ilan etmiş. Orada dini yaymak zor olunca Mevla’nın müsaadesi ile Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Medine-i Münevvere’ye hicret etmiş, İslam dini orada hızlı bir şekilde yayılmaya başlamıştı. Mekke müşrikleri Bedir mağlubiyetinin intikamını almak için ordu kurup Medine yakınlarına kadar gelmişlerdi. Peygamber ordusu onları........

© Yeni Akit