menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“İliklerimize işlemiş bir sanat pratiği”

24 0
02.05.2026

“İliklerimize işlemiş bir sanat pratiği” 

Kurtuluş Kayalı, Türkiye’de siyaset bilimi, düşünce tarihi ve sinema araştırmalarını birleştirerek çok katmanlı analizler yapan ender akademisyenlerden biridir. Hem Kemal Tahir ve Metin Erksan gibi önemli isimler üzerine yaptığı çalışmalarla hem de Türk düşünce dünyasının krizlerini analiz eden eserleriyle kültür hayatımızda önemli bir yer edinmiştir.

Son günlerde Kayalı’nın bir kitabını okuyorum. Vakıfbank Kültür Yayınları tarafından basılmış kitap. Adı: Türk Sineması- İliklerimize İşlemiş, Ruhumuza Sinmiş Bir Sanat Pratiği.  

Türk sinemasına bakarken çoğu zaman iki kolay yol seçiyoruz: Ya birkaç parlak yönetmeni öne çıkarıp geri kalanını silikleştiriyoruz ya da Amerikan sinemasının etkisinde kalarak Türk sinemasını topyekûn “önemsiz” görme kolaycılığına kaçıyoruz. 

Kurtuluş Kayalı’nın “Türk Sineması” adlı kitabı, tam da bu iki kolaycı yaklaşımın arasından sıyrılarak daha sabırlı ve daha içeriden bir bakışla konuyu ele alıyor. 

Kayalı’nın metni, farklı konular etrafında ilerlese de aslında tek bir sorunun etrafında dolaşıyor: Bu ülkede sinema dediğimiz şey neyin içinden doğdu ve neyi-nasıl temsil etti? 

Elbette bu çok geniş ve çok boyutlu bir konu. Bunun adamakıllı yapılabilmesi için Türkiye’nin son yüzyılını sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal boyutlarıyla incelemek gerekiyor.  

Kayalı’nın bu sorunun cevabını ararken Türk sinemasına damgalarını vurmuş dört isim üzerinde özellikle duruyor: Lütfi Akad, Metin Erksan, Yılmaz Güney ve Halit Refiğ... 

Bu isimler kitapta yalnızca “iyi yönetmenler” olarak anılmıyor; her biri, Türkiye’nin farklı bir kültürel damarını sinemaya taşıyan temsilciler olarak ele........

© Yeni Akit