menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Boğazımıza dayanan bıçak

51 10
18.01.2026

Batı, Ukrayna’yı NATO’ya almaya kalkınca, Rusya lideri Putin “Bu, bizi kuşatıp, boğazımıza bıçak dayamak demek. Buna izin veremeyiz” demişti.

Nitekim akabinde Ukrayna’nın doğusunu Dinyeper Nehri’ne kadar işgal etti, kendi savunma hattını oluşturdu.

Aynısını bizde de Suriye’de yapmak istediler.

***

2015’ten bu tarafa, güney sınırımız boyunca kurulmak istenen terör devleti, Türkiye’nin boğazına dayanmış bıçaktı.

Eski Savunma Bakanı’mız Hulusi Akar, işin ciddiyetini “Irak’tan başlayıp, Suriye üzerinden Akdeniz’e ulaşan herhangi bir koridor, terör koridoru hayal edenler varsa bilsinler ki buna müsaade etmeyeceğiz. Bunun yapılmasının imkân ve ihtimali yok. Gerekirse ölürüz, ama izin vermeyiz” sözleriyle anlatmıştı.

Aradan 10 sene geçti…

Devlet buna müsaade etti mi?

Etmedi.

Hem de karşısında ABD, Rusya, İran gibi ülkeler doğrudan varken…

15 Temmuz işgal girişiminde ABD gemileri Akdeniz açıklarında demirlemiş, PKK/YPG ile DEAŞ teröristleri sınıra yığınak yapmış, işgal emrini bekliyordu.

Üstelik FETÖ’cü hainler de askerimizi sınır hattından geri çekmiş, fiilî işgale zemin hazırlamıştı.

Buna rağmen yapabildiler mi?

Yapamadılar.

***

“YPG Fırat’ın batısına geçecek, siz de mal mal izleyeceksiniz” diyen eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, yıllardır “N’olur beni salın!” diye yalvarıyor.

Onun gibi meydan okuyup aynı kaderi paylaşan ekürisi Figen Yüksekdağ’ın artık sesi bile duyulmuyor.

2020 Şubat’ında İdlib’de Mehmetçiğimize saldırıp 33 askerimizi şehit eden Esad-İran-Rusya ittifakı bedelini misliyle ödedi, bizi durdurmak için Esad yalım yalım yalvardı.

İşte böyle çetin imtihanlardan geçerek geldik bugünlere.

Kendi halkına yarım asırdan fazla zulmeden, defalarca toplu kıyıma girişen kalleş Esad rejimi artık yok sınırımızda…

Sadece Türkiye değil, bütün Suriye ondan kurtuldu.

Mezhepçi katliamcı İran da defolup........

© Türkiye