menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir lokma ekmeğin binlerce yıllık serüveni

18 0
yesterday

Kimi zaman zenginlerin sofrasında beyaz, kimi zaman yoksulların sofrasında esmer bir dilim… Ekmek, tarih boyunca yalnızca beslenmenin değil, toplumsal sınıfların da simgesiydi. Eski Mısır’dan Roma’ya, Orta Asya’dan Osmanlıya ekmek, insanlık tarihinin en eski ve en önemli tanıklarından biri oldu.

Ekmeğin tarihi, insanlığın avcı-toplayıcı dönemden yerleşik hayata geçtiği 12 bin yıl öncesine dayanır. Un, su ve maya bir araya gelir ve inanılmaz bir yolculuk başlar. Böylece sofraların baş tacı ekmek ortaya çıkar.Ancak bu yolculuğun tarihi oldukça eski. İnsanlığın bilinen en eski ve önemli gıda maddelerinden biri olan ekmeğin öyküsü hâlâ tartışılsa da bu öykünün 8-10 bin yıl önce başladığı düşünülür.İnsanların hububatı taşlar arasında kırıp ufaladığı, ardından bunlara su katarak elde ettiği hamuru yassı bir kaya üzerine yayıp ateşte pişirdiği günlerden bugüne uzanan uzun ve lezzetli bir yolculuk söz konusu.Cilalı Taş Devri’nde (Neolitik Çağ), kestane ve meşe palamudu gibi bazı bitkisel ürünlerin ezilip suyla karıştırılmasıyla elde edilen hamurun, kızgın taşlar üzerinde veya kül içerisinde pişirilerek yenildiği de önemli bilgilerden…Hamura şekil verme fikrine ilk olarak MÖ 25. yüzyılda Mısır’da rastlandığına dair bilgiler var. Mısır, ekmekçilik konusunda en eski merkezlerden biri. Mısırlılar için ekmek, hayatlarının simgelerinden biri.Düşünün ki Mısır hiyerogliflerindeki T harfi hem piramitleri hem de ekmek yapımını temsil eder.

Yaygın inanışa göre mayanın kökeni de Mısır’a dayanır. MÖ 1800’lü yıllarda bir Mısırlı fırıncının unutkanlık sonucu bir hamur parçasını yoğurmadan bir sonraki hamura eklediği anlatılır. Bu yöntemle elde edilen hamurun gözenekli olduğu, ekmeğin daha kolay sindirildiği ve daha lezzetli olduğu görülür. Böylece mayalı ekmek dönemi başlar...Zenginlerin ve soyluların rağbet ettiği bu mayalı ekmekler o kadar değer kazanır ki Eski Mısır’da para yerine bile kullanılır.Ekmeğin yolculuğu Mısır’dan Roma’ya, ardından Batı Avrupa’ya doğru devam eder.Mayalı ekmek, hoş tadına rağmen o dönemlerde en saf yiyecek sayılmamıştır. Fermantasyonda kullanılan maddelerin hamurun saf doğasını bozduğu düşünülmüştür.Ne gariptir ki bugün de bu noktaya gelmedik mi? Neyse, yine hayıflanmayalım ve yolculuğa devam edelim.

Antik Yunan ve Roma’da ekmek, toplumsal sınıfın bir göstergesi hâline gelmiş. Beyaz ekmek zenginlerin, esmer ve kaba ekmekler ise yoksulların gıdası olmuştur.Acaba yoksullar daha mı akıllıymış?Ve gelelim bize…Türkler, Orta Asya bozkırlarında buğday, arpa ve........

© Türkiye