Trump ve hesapları
Donald Trump’ın yeniden başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte ABD dış politikasında köklü bir zihniyet dönüşümünün daha görünür hâle geldiği söylenebilir. Trump’ın ilk öneminde ipuçları verilen ancak bürokratik direnç, müttefik baskısı ve küresel krizler nedeniyle tam anlamıyla hayata geçirilemeyen yaklaşım, yeni dönemde daha net ve kararlı bir çerçeveye oturmaktadır. Bu çerçevenin merkezinde ise “stratejik daralma” ve enerjinin tek bir ana rakibe yönlendirilmesi fikri bulunmaktadır.
Trump’ın dış politika anlayışı ideolojik yayılmacılıktan ziyade maliyet-fayda hesabına dayanmaktadır. Bu perspektiften bakıldığında Orta Doğu, Afganistan, Afrika’nın kırılgan bölgeleri ve hatta Avrupa’daki bazı güvenlik yükümlülükleri, ABD açısından giderek “yük” olarak tanımlanmaktadır.
Washington’un bu coğrafyalarda harcadığı askeri, ekonomik ve diplomatik sermayenin karşılığında elde ettiği stratejik kazanımların sınırlı kalması, Trump yönetiminin bu alanlardan kademeli olarak çekilme isteğini güçlendirmektedir. Bu çekilmeyi ise........
