menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyasette ilkesizlik ve vefanın değeri

2 0
previous day

Demokrasilerde siyasi partiler, millet iradesinin kurumsal temsilcileridir. Partilerin varlık sebebi; koltuk kavgası vermek, kişisel hesaplaşmaların adresi olmak ya da günü kurtarmaya yönelik siyasi manevralar yapmak değildir. Asıl görevleri, toplumun beklenti ve taleplerini dikkatle dinlemek, bu talepleri demokratik süreçler içinde ortak akla dönüştürmek ve ülkenin karşı karşıya bulunduğu ekonomik, eğitim, sağlık, sosyal, hukuki ve siyasi sorunlara kalıcı çözümler üretmektir. 

Bunun yanında, milli birlik ve beraberliği güçlendiren, hukukun üstünlüğünü esas alan, adalet duygusunu pekiştiren ve toplumsal huzuru koruyan politikalar geliştirmektir.

Ne var ki son yıllarda siyasetin dili ve yöntemi, bu temel anlayıştan giderek uzaklaşmaktadır. Parti değiştirmeler sıradanlaşmış, dün ağır eleştiriler yöneltenlerin bugün aynı safta yer aldığı, dün omuz omuza yürüyenlerin ise bugün birbirlerine en ağır ithamları yönelttiği bir tablo ortaya çıkmıştır. Elbette demokrasilerde fikir değişikliği mümkündür ancak bunun ilkelere değil çıkarlara dayanması, toplumun siyasete olan güvenini zedelemektedir.

Daha da düşündürücü olan ise, bazı siyasetçilerin ayrıldıkları partilere karşı ölçüsüz bir husumet geliştirmeleridir. Bir zamanlar savundukları değerlere sırt çevirmek, geçmişte birlikte mücadele ettikleri insanları yok saymak ve bütün siyasi geçmişini inkâr etmek, ne siyasi etik ilkeleriyle ne de vefa duygusuyla bağdaşır. 

Çünkü siyasi etik, fikir ayrılıklarının, eleştirinin saygı sınırları içinde yapılmasını, tutarlılığın korunmasını ve kamuoyuna karşı dürüst bir sorumluluk anlayışıyla hareket edilmesini gerektirir. Vefa ise savunulan davaya,........

© Türkgün