menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ali Şir Nevai: Türkçenin İstiklali

296 0
15.04.2026

Bizim için Türkçe; Orhun Anıtlarına nakış nakış işlenmiş ruh, Kaşgarlı Mahmut’un kaleminden dalga dalga yükselen gurur, Yusuf Has Hacib’teki onur, Ahmet Yesevi’nin ocağından tüten ülkü, Karamanoğlu Mehmet Bey’in yönetim anlayışındaki irade, Yunus Emre’nin dizelerinden fışkıran ilke, Ali Şir Nevai’nin emanetidir.

Timur İmparatorluğu devrinin kültür merkezi Herat'ta yetişen Ali Şir Nevai, daha genç yaşlarından itibaren Türkçe şiirler kaleme almaya başlamıştı. Çocukluk arkadaşı Sultan Hüseyin Baykara'nın himayesinde devletin en üst kademelerinde görevler üstlenen Nevai, sadece sarayın salonlarında değil, halkın gönlünde de yer edinmiş bir devlet adamıydı. 

Nevai'nin en büyük ideali, Türk dilinin hak ettiği değeri görmesiydi. O dönemde saray ve ilim çevrelerinde Farsça şiir yazmak medeniyet göstergesi sayılır, Türkçe ise ikinci planda bırakılırdı. Ancak Ali Şir Nevai, buna boyun eğmek yerine kalemini milli bir silah gibi kullanarak Türkçe’nin zenginliğini ve kudretini ortaya koymaya girişti. Edebiyat dünyasında adeta bir devrim yaparak, Farsçanın büyük üstatlarıyla boy ölçüşecek kalitede eserleri Türkçe yazdı ve böylece kendi dilimizin de en az Farsça kadar, hatta ondan da üstün bir edebiyat dili olabileceğini ispat etti. 

Ünlü eseri Muhakemetü’l-Lügateyn (İki Dilin Karşılaştırılması) bu mücadelenin adeta manifestosu gibiydi. Bu eserinde Türkçe ile Farsça’yı ilmi bir şekilde mukayese eden Nevai, Türkçe’nin ifade gücünün daha üstün olduğunu somut örneklerle gösterdi. Türkçe’de onlarca farklı kelimeye karşılık Farsça’da yalnızca tek bir kelime bulunduğunu........

© Türkgün