menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İğneli fıçıda çocuk kanı akıtanlar

14 23
10.02.2026

“Bizim Gâvur Mahallesine gelmek için Moşe Mahallesinden geçilirdi, yani Yahudi mahallesinden. Kavgalarımız genellikle azınlıklar içinde olurdu. Biz de çocuklar olarak Musevilerle döğüşürdük. Annem bağırırdı, ‘gine mi Moşelerle dögüştin?’ Sakın Musevi mahallesine gitmeyin, onların iğneli fıçıları var, çocukları yakalayıp, iğneli fıçılara atıp sallıyorlar, böylece öldürdükleri çocukların kanlarını içiyorlar”

Ermeni edebiyatının büyük ismi, Diyarbakırlı Gazeteci ve Yazar Mıgırdiç Margosyan, 1940’lı yıllara ait çocukluk anılarını anlatırken, Diyarbakır’da Gâvur Mahallesi olarak adlandırılan mahallelerinin bitişiğindeki, Yahudi Mahallesine dair anılarında, iğneli fıçı hikâyesine bu şekilde yer vermişti.

Yahudilerin, Yahudi olmayan çocukları iğneli fıçılara atıp, fıçıyı çevirdikçe çocuktan akan kanı içtikleri, ya da Yahudilerin Hamursuz Bayramında yaptıkları hamursuzlara(bir ekmek çeşidi) çocuk kanı kattıkları hikâyesi, orta çağ Avrupa’sında, yaşadıkları ülkelerin, Avrupalı Hristiyanları tarafından türetilmiştir.

Ortaçağ Avrupa’sında Yahudilerle beraber yaşayan Hristiyanlar, Yahudileri kendi topraklarından sürmek için, günümüzün bozulmuş Tevrat’ındaki "Et yiyin ve kan için. Yiğitlerin etini yiyeceksiniz ve dünya beylerinin kanını içeceksiniz... Sarhoş oluncaya kadar kan İçeceksiniz. (Hezekiel, 39/17-19)" ifadesi ve benzeri daha birçok ifadeden hareketle, Yahudilerin insan eti yedikleri ve kanını içtikleri tarzında hikâyeler oluşturmuşlardır.

Bu hikâyelerin yarattığı Yahudi Karşıtı eylemler dolayısıyla, 15’inci yüzyılda Avrupa’dan kaçıp Osmanlı Devleti’ne sığınan Yahudiler, Sefarad Yahudileri olarak adlandırılmışlardır. Ve hatta 18’ıncı yüzyılda Amasya ve Tokat’ta, 19’uncu yüzyılda İstanbul ve Osmanlı toprağı olan Şam ve Rodos’ta, halk arasında yayılan iğneli fıçı hikâyesi........

© Tigris Haber