Yapay Zekâ Çağında Fail Sorunu
Yapay zekâ teknolojisinin, özellikle üretken yapay zekâ araçlarının eğitim, bilim ve sanat alanlarında içerik üretiminde yaygın bir şekilde kullanıldığı bilinmektedir. Yapay zekânın ortak yazar olduğu makalelerin ilk kez yayımlanmasıyla yeni bir tartışma başlamış, tartışmanın odağını ortak yazar olan yapay zekânın makaleye karşı sorumlu olup olamayacağı oluşturmuştur. Bir başka deyişle, insana benzeyen eylemler yapan yapay zekâ, bu eylemlerden sorumlu mudur? Sorumluluğu olmayan bir nesne epistemik bir özne gibi davranabilir mi? Gelinen noktada bilimsel camiada mutabık kalınan husus, üretken yapay zekânın ürettiği içerikten sorumlu olamayacağı, bu nedenle tüm sorumluluk insan yazarlarda olmak ve üretken yapay zekânın sunduğu imkânlardan nasıl ve ne derece yararlanıldığı açıkça beyan edilmek şartıyla faydalanılabileceği, ancak asla ortak yazar olamayacağıdır.
Aslında bilimsel makaleler için geliştirilen bu yaklaşım sanat alanında da geçerlidir. Sanat alanında benzer tartışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda, örneğin 2022 yılında, ABD Telif Hakkı Ofisi, yapay zekâ tarafından üretilen eserlerin telif hakkı korumasına uygun olmadığını belirten bir karar almıştır. Stephen Thaler'ın "A Recent Entrance to Paradise" adlı yapay zekâ tarafından oluşturulan eseri için yaptığı telif hakkı başvurusunun reddedilmesi, üretilen eserde insan unsuru olmadıkça tescil talebinin de olamayacağına işaret etmektedir. Yapay zekâ tıpkı bilimsel makalelerde yazar olamayacağı gibi sanat eserlerinde de sanatçı olarak değerlendirilmeyecektir.
Sanat alanında bu bağlamda çok önemli başka bir sorun daha ortaya çıkmaktadır. Bir insan olarak sanatçının gelişimi bu araçlar nedeniyle yeni kırılganlıklarla karşılaşmaktadır. Sanatçının oluş süreci çok çetindir ve sabır gerektirir. Sanatçının çevresiyle kurduğu ilişki ve........
