Işığı arayan insan
İnsan, karanlığı yalnız gece sanmamalıdır. Karanlık, kimi zaman bilgisizliktir; kimi zaman bağnazlık, kimi zaman kibir, kimi zaman da gerçeği bildiğini sanan yarım akıldır. En tehlikeli karanlık, kendisini aydınlık diye sunandır. Yaşam boyunca insanın en büyük görevi ışığı aramaktır. Ama bu ışık, göz kamaştıran gösteriş ışığı değildir. Makamın, servetin, alkışın, kalabalığın, unvanın ışığı geçicidir. Gerçek ışık; aklın, vicdanın, bilginin, adaletin ve insan onurunun ışığıdır. O ışık insanı yakmaz; aydınlatır. Böbürlendirmez; derinleştirir. Ayırmaz; birleştirir.
Doğa, bu ışığın en eski kitabıdır. Güneşin her sabah doğması, toprağın sabırla yeşermesi, suyun yolunu bulması, gecenin ardından gündüzün gelmesi insana büyük bir ders verir: Evrende bir düzen, yaşamda bir anlam, insanda da bu anlamı arayacak bir bilinç vardır. İnsan, doğayı yalnız kullanacağı bir kaynak değil, okuyacağı bir bilgelik olarak görmelidir. Ne........
