menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Herkes kendi ölçüsünde fakir

16 1
30.12.2025

Türkiye, 41 milyar TL’lik servetine rağmen “Geçinemediğini” söyleyen Ali Sabancı’nın sözlerini konuşuyor.
Eleştiren çok.
Alaya alan da var.
Ama o cümlenin bu kadar büyümesinin bir nedeni var.

Çünkü söylediği şey, ironik biçimde çok tanıdık.

Bu ülkede ilk kez herkes aynı cümlede buluşmuş durumda.
Aynı kelimeleri kullanmıyor olabilirler ama his aynı.
Duygu aynı.
Kayıp aynı.

Ayda 16 bin 881 TL’lik emekli maaşı alan da, Türkiye’nin en zenginlerinden biri de aynı yerden konuşuyor artık: Eskisi gibi yaşayamıyorum.

Birleştiğimiz yer ne siyasi ne de sınıfsal.
Birleştiğimiz duygu çok daha derin ve çok daha yaygın: Herkes kendi ölçüsünde fakirleşti.

Kimisi “geçinemiyorum” derken kirasını kastediyor.
Kimisi çocuğunun okul masrafını.
Kimisi ay sonunu.
Kimisi ise alıştığı hayatı sürdürememeyi.

Kiminin arabasını değiştirme ihtimali gitti.
Kiminin ay sonunu getirme ihtimali.
Biri kırmızı etten vazgeçiyor.
Biri tatilden.
Biri özel okuldan.
Biri arabasını yenilemekten.
Biri hafta sonu dışarıda yemek yemekten.
Biri geleceğe dair hayal kurmaktan.

Liste uzuyor ama sonuç değişmiyor: Herkes bir şeylerden vazgeçiyor.
Herkes kendi ölçeğinde fakirleşiyor.

En tehlikelisi de belki tam olarak bu.

Çünkü bu sadece maddi bir kayıp değil.
Bu, hayallerin küçülmesi.
Beklentilerin törpülenmesi.
Hayatın adım adım daralması.

Eskinin “geçinmek” denen kavramının içi tamamen boşaldı.
Çünkü o zamanlar geçinmek, sadece hayatta kalmak değildi.
Sadece karnını doyurmak değildi.

Geçinmek bir hayat standardıydı.
Bir beklentiydi.
Bir güven duygusuydu.

O güven........

© Sözcü