Konfor Alanı Değil…
Psikoloji rafları, kişisel gelişim blokları ve sosyal medya akışları yıllardır bize tek bir ezberi tekrarlatıp duruyor: ‘’Konfor alanınızdan çıkın!’’ Sanki bütün mutsuzluğun ve yerinde saymanın tek sebebi o yumuşak koltukta uyuşup kalmak gibi…
Oysa insan zihni maruz kaldığı onca yükün altında çok daha sinsi, çok daha paradoksal bir mekanizma işleyebiliyor: Konforsuzluk bağımlılığı. Yani kötü hissetmenin, krizin, sürekli tetikte olma halinin veya yıpratıcı bir ilişkinin o ‘’tanıdık’’ cehenneminde kalmaya o kadar alışılıyor ki, huzur neredeyse yabancı ve tehlikeli geliyor. Bunun temelinde beynimizin çalışma prensibi yatıyor. Beyin kişisel gelişimimizden ziyade hayatta kalmamızla ilgilenir. Ve hayatta kalmanın en........
