Bu yazımda kendimi astrolog ilan ediyorum
Bu yazımda kendimi astrolog ilan ediyorum.
Yanlış anlaşılmasın; ne eğitimini aldım ne de gökyüzündeki gezegenlerin insan hayatına etkisini çözebilecek kadar iddialıyım. Ama astrolojiye merakı olan insanlardan biriyim. Hatta bir insanla tanıştığımda, çok geçmeden “Sen hangi burçsun?” diye soranlardanım.
Kimisi burcunu gerçekten yansıtıyor, kimisi ise “Yok artık, ben hiç öyle değilim” dedirtiyor. Ama benim için astroloji biraz eğlence, biraz sohbet konusu, biraz da insanları tanımanın bahanesi.
Zaten siyasetten, geçim derdinden, gündemden, kavgalardan, tartışmalardan yeterince yorulmadık mı?
Biraz da burç yazalım.
Tabii ki kendi burcumdan başlayacağım.
Astrologlara göre anaç, duygusal, hassas ve korumacı bir burçmuşuz. Bu konuda itiraz edecek değilim. Yengeç burcu insanları gerçekten de anaçtır. Sevdi mi sahiplenir, korur, kollar. Hatta bazen öyle bir sahiplenir ki karşısındaki insan “Bir dakika, benim hayatım mı senin hayatın mı?” diye düşünmeye başlayabilir.
Çünkü Yengeç, sevdiği insanın hayatına karışmayı bir görev gibi görebilir.
“Bence o insanla görüşme.”
“Senin için söylüyorum.”
İşte tam olarak biz...
Niyetimiz iyidir. En azından çoğu zaman.
Ama bazen koruma içgüdümüz ile müdahale etme isteğimiz arasındaki........
