Darbe! Şiiri (Kimliksiz Sokaklar)
Bazen insan saatlerce yazar, sonra dönüp yazdıklarına bakar ve içinden sadece bir kelimeyi siler. Dışarıdan bakan biri bunun ne önemi var diye düşünebilir. Sonuçta silinen sadece bir sözcüktür. Ama işin gerçeği öyle değildir. Bazen bir kelime gider, onunla birlikte bütün şiir de dağılır.
Ben buna “bir sözcüğün darbesi” diyorum.
Şiir yazmayanlar bunu anlamakta zorlanabilir. Çünkü onlar ortaya çıkan son metni görürler. Oysa o metne gelinceye kadar kaç defter kapanmıştır, kaç sayfa buruşturulup çöpe atılmıştır, kaç cümle yarım bırakılmıştır, bunu yalnızca yazan bilir.
Şairin en büyük mücadelesi ilham bulmak değildir. Asıl mücadele, o ilhamı bozmadan kâğıda aktarabilmektir. İşte en zor olan da budur.
Bir şiirin içinde her kelimenin bir yeri vardır. Nasıl ki bir evde taşıyıcı kolonlardan biri zarar görürse bütün yapı sallanır, şiirde de bazı sözcükler taşıyıcıdır. Onlar yerinden oynadığı anda mısralar birbirini tanımamaya başlar.
Bazen öyle olur ki saatlerce uğraştığınız bir şiiri sadece bir kelime yüzünden yeniden yazarsınız. Çünkü o kelime oraya ait değildir. Anlamı doğrudur ama sesi yanlıştır. Sesi doğrudur ama duygusu eksiktir. Duygusu vardır ama ritmi bozar. Şiir, bu uyumsuzluğu hemen hisseder.
Şiir aslında çok hassastır. Kırılgandır. Onu zorlayamazsınız. İkna edemezsiniz. Kandırmaya da çalışamazsınız. Eğer bir yerde yanlış bir sözcük varsa, şiir akışı bırakır.
Yazarken bazen durup uzun uzun tek bir kelimeyi düşündüğüm olur. Sözlüğe bakarım. Eş anlamlılarına bakarım. Defalarca okurum. Sonunda ilk yazdığım kelimeyi yeniden........
