Dokunduğunu çirkinleştirmek denince
İki haftalık zorunlu aradan sonra yeniden yazmaya çalışırken anladım ki, neler olmuş neler… Bu girişte birazcık abartma görülse bile büsbütün gerçeklerden kopukluk olduğunu kabul etmem. Yazı yazmak amacıyla yapılıyorsa, içinde yaşamış olmak, olup biteni önemini, önemsizliğini hemen kavrayarak görmeyi sağlamaz. Bu iki haftaya da yazmak için bakacak olsaydım, herhalde, Cangül Örnek hocamızın geçen Cuma günkü yazısının başlığını öne çıkarırdım. Özgün başlığı ve ilk sahibi olan şairimizi çok öncelerden biliyordum. Ama birden karşımda görünce, şaşırmadım değil.
İkinci bir şaşkınlığı ise Cangül’den yaklaşık 4 yıl önce, 7 Ekim 2022’de bizim Aydemir’in aynı başlığı attığı yazısında Orhan Veli’nin taa 1950’ye kadar gerilere giden kısa notunun hem son cümlesini başlığa kopyaladığını hem de tümünü alıntıladığını fark edince yaşadım. Nasıl atlamış ya da unutmuşum diye…
Orhan Veli’nin sürdürebilmek için paltosunu bile sattığı rivayet edilen Yaprak dergisinde Demokrat Parti’nin “zaferi” ile sonuçlanan genel seçimden hemen sonra yayımlanan kısa notunu Aydemir’in o yazısından aktarıyorum:
Demokrat Parti, Halk Partisi’ni korkunç bir bozguna uğrattı. Oysaki Halk Partisi, halkın kazanacağını umarak, fikirleriyle prensiplerinden son zamanlarda ne fedakârlıklar etmişti. Bütün yayınlarına göz yumulan din dergileri, okullara konan din dersleri, yeniden açılan ilahiyat fakülteleri, imam hatip kursları, türbeler, şahsi sermayeye sağlanan imtiyazlar, her türlü irticaa tanınan haklar… Hiçbiri kâr etmedi.
Zavallı Halk Partisi.”
Bugünkü “Halk Partisi” CHP ise öyle bir yenilgiye uğramadan, tersine, epeyce abarttığı bir seçim başarısının ardından, bir bakıma o günkü DP’nin şimdiki ardılı iktidar partisinin ne kadar ustaca olduğu henüz tümüyle ortaya çıkmamış bir manevrasıyla ikiye bölünmüş........
