menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atatürk Hakkındaki Yalanlar ve Gerçekler - 5: Tek Adam, Tek Parti Diktatörlüğü İddiaları

18 3
05.01.2026

Modern, uygar, tam bağımsız bir cumhuriyetin kurucusu M. Kemal hakkında hep aynı odaklar tarafından ileri sürülen ama tarihsel dayanağı bulunmayan iddialardan birisi de tek adam, tek parti rejimi üzerinden yürütülen diktatörlük iddialarıdır.

Öyle ki Şevket Süreyya Aydemir’in Atatürk ile olan anılarını kaleme aldığı “Tek Adam” adında ki kitabını referans alarak temelsiz iddiaları sürdürme gayretinde olanlar bile var.

Oysa tek adam, M. Kemal’in çevresinde kalabalığa rağmen yalnız olduğu anlatılmaktadır. Bu bölümde iddialara yanıt verirken çevresinde ki kalabalığa rağmen ne kadar yalnız olduğunu ama buna rağmen ideallerinden, kararlılığından vazgeçmediğini somut bir şekilde ortaya koyacağız.

Diktatörlük iddiaları her ne kadar cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte ortaya atılmış olsa da başlangıç noktasını, 1921-1922’de Yunanlılara karşı verilen Sakarya ile Dumlupınar savaşlarının kesin zaferle sonuçlanmasından sonra mecliste yapılan tartışmalar oluşturmaktadır.

Yunan ordusunun Türk topraklarında olduğu bu tarihte M. Kemal, çok başlılığın nihai sonuç vermeyeceğini, eğer söz konusu Türkiye’nin kurtuluşu ise kendisine tam yetki verilmesini isteyerek bu konuda pazarlık etmeyi reddetmişti. Meclis kararıyla orduya başkomutanlık yetkisini verildi ancak kesin zaferden sonra M. Kemal’in yol arkadaşlarından bazıları özellikle de başını Rauf Orbay’ın çektiği grup tüm yetkiyi elinde tutacağı düşüncesiyle muhalefet etmeye başladılar.

M. Kemal’in safında yalnızca İsmet İnönü ile Fevzi Çakmak yer alırken Mondros’u imzalayan, sonrasında ise M. Kemal’e yapılan suikast girişimiyle bağlantısı olduğu iddiasıyla yargılanacak olan başvekil Rauf Orbay’ın etrafında ise Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Fethi Okyar gibi isimler toplanmıştı.

Bu grup, hilafetin kaldırılmasına, Lozan’a İsmet paşanın gönderilmesine karşı çıkarak İsmet paşa üzerinden M. Kemal Atatürk’e muhalefet etmeye başlamışlardı. Cumhuriyetin ilanından sonra her ne kadar muhalif gruba katılmamış olsa da İsmet İnönü de bazı konularda M. Kemal ile görüş ayrılığına düşmüş, onun da M. Kemal’e muhalefet ettiği konular olmuştur.

Bu noktada bir hatırlatmada bulunmak isterim; dizi yazının amacı soruşturma olmadığından kimin kime ve neden muhalefet ettiği, haklı veya haksız gibi ayrıntılara girmeyeceğim. Böyle bir değerlendirmenin, analizin yapılması durumunda bahsi geçene kişilerin kültürel, siyasal donanımları, askeri yetenek ve stratejileri vb. gibi yetenekleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Tek parti, tek adam yalanının ardında ki gerçekler

İstanbul hükümetinin anayasal hükümdar olarak kalmasından ve M. Kemal’in de sadrazam olarak birbiriyle kaynaştırılması görüşünde ki muhalif grubun başı Rauf Orbay, kendilerine danışılmadan İsmet paşanın Lozan’a gönderilmesine itiraz ederek mecliste tartışma başlatmış, durumu protesto........

© SiyasetCafe