menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Peter Thiel ile cringe bir haftasonu kaçamağı

45 0
20.06.2026

Maia arson crimew. Gerçek ismiyle Tilli Kottman. 27 yaşında genç bir İsviçreli yazılım mühendisi. Sosyalist, Filistin destekçisi, biseksüel bir aktivist. İsviçre’deki Filistin gösterilerine katılıyor, özellikle İsrail’i destekleyen teknoloji şirketlerine tepki gösteriyor. Büyük ihtimalle Elon Musk’ın görse “woke” (duyarbaz) diyerek öfke nöbeti geçireceği genç yazılımcı, aynı zamanda başarılı bir hacker. Daha önce ABD’nin yüz binlerce kişiyi sadece Rusça veya Arapça isimlerinden dolayı eklediği uçuş yasağı listesini ortaya çıkarmış, Elon Musk’ın sahte Twitter hesaplarını araştıran gazetecilere yardımcı olmuştu.

Greta Thunberg gibi iklim aktivistlerine, kadın ve eşcinel hakları savunucularına, Birleşmiş Milletler’e, Filistin destekçilerine “deccal” diyen ve küresel insan hakları mücadelesini, uluslararası kuralları ve şirketlerin gücünün kısıtlanmasını savunanları despotik bir küresel dünya hükümeti kurmakla suçlayan Peter Thiel’in delicesine nefret ettiği bir profil.

Filistin’i destekliyor, teknoloji şirketlerinin denetlenmemesini, vergi vermemesini eleştiriyor, halkın giderek güçlenen Silikon Vadisi üzerindeki denetiminin artmasını istiyor. Solcu, feminist, eşcinsel hakları savuncusu, İsrail karşıtı bir aktivist. Greta Thunberg’e “şeytan” ve “deccal” diyen Thiel için “şeytanın bir üst sürümü”.

Musk’ın sahibi olduğu Twitter’ı protesto ettiği için Bluesky kullanan genç hackerin bir sonraki hedefinin Peter Thiel olması bu yüzden pek de şaşırtıcı değil.

Genç hacker, Peter Thiel’in 2006’dan beri üyelerini, toplantılarını, konu başlıklarını kamuoyundan gizlediği elit gizli örgütünün websitesini hackledi, bu sene İrlanda’da 12-16 Ağustos arasında gerçekleşecek olan toplantının programını ve katılımcı listesini ifşaladı.

Böylece Thiel’in 20 senedir kapalı kapılar ardında kurguladığı, herkesin merak ettiği Diyalog grubu gün yüzüne çıktı.

Elbette herkesin daha öncesinde ismini bildiği, hatta üyelerden oluşan heyetleriyle kamuoyuna açıklanan ziyaretler yaparak Pakistan gibi ülkelere geziler düzenleyen, resmi toplantılar yapan bu örgüt; beyaz maskeler kırmızı pelerinler eşliğinde insanları kurban veren bir yamyam kulübü değil.

Evet, Thiel’in her sene düzenli bir şekilde topladığı bu Diyalog grubu korku filmi veya komplo teorisi bağımlıları için pek heyecanlı bir hikaye değil. Fakat dünyanın giderek bir avuç zengin ve şımarık erkeğin hegemonyasına girdiği bugünlerde aslında en az bir korku filmi kadar ürkütücü.

Thiel’in amaçladığı şeyleri öğrenenlerin “keşke yamyam” olsaydı demesi yüksek bir ihtimal.

Zira Peter Thiel’in Filistin aktivistleri, solcular, çevreci gençler arasında aradığı aslında deccal ta kendisi.

Ve Diyalog toplantıları da bu teknopat deccalin hırslarına ulaşması için kurnazca attığı adımlardan sadece biri.

Dünyanın en tuhaf zengini

Peter Thiel da Batı’daki çoğu tutkulu göçmen karşıtı gibi göçmen. Batı Almanya’nın Frankurt kentinde doğan Thiel, kimya mühendisi babasıyla birlikte dünyayı gezmiş, 1977 yılında California’ya yerleşmeden önce babasının işi nedeniyle Güney Afrika ve Namibya’da yaşamış. Thiel’in hayatı beyaz üstünlükçü Güney Afrikalı beyazların atmosferinde şekillenmiş; ilkokulu Apartheid rejiimi zamanında Hitler’in doğum gününün kutlandığı, Nazi sembollerinin açıkça kullanıldığı, Alman kökenli beyaz Afrikalıların yaşadığı modern Namibya’nın bir sahil kasabası olan Swakopmund’da ilkokulu bitirmiş.

Thiel için dönüm noktası ise üniversite eğitimini aldığı Stanford. Önce felsefe, ardından hukuk eğitimi alan Thiel’in ilk “tartışma kulübü” Diyalog örgütü değil. Fransa’dan Stanford’a misafir öğretim üyesi olarak gelen Katolik filozof René Girard’ın okuma grubu Thiel’in hayatını kökten değiştirmiş. Girard’ın Peter Thiel’in zihnini açan teorisinin adı: Mimetic Desire (Taklitçi arzu). Girard, bu teoriyle insanların ne istediğini doğrudan bilmediğini, başkalarının neye arzu duyduğunu taklit ederek arzu duygusunu beslediğini, bu arzu taklitçiliği doğrultusunda rekabetin başladığını, bu kavga sonucu büyüyen krizin istikrarı bozmaması içinse tarihsel olarak toplumların bir kişiyi veya küçük bir grubu günah keçisi olarak seçtiğini, bu günah keçisine yönelik ortak şiddetin grup için huzuru getirdiğini, Hıristiyanlığın ise bir günah keçisi olan Hz. İsa’nın masumiyetini açıklayarak bu kurban mekanizmasını ifşa ettiğini ve mimetik arzunun şiddete dönüşmesini engellediğini söylüyordu. Eğer bu taklitçi arzu bastırılmazsa, Girard’a göre kıyamet kaçınılmazdı. Thiel tam da bu noktada Girard’ın ideolojisiyle liberteyenizmi birleştirmiş.

Thiel’e göre, taklitçi arzu klasik liberalizmin savunduğu serbest rekabet gelişimin önündeki........

© Serbestiyet