Yeni Yıl Geldi: Planlar Masada, Biz Hâlâ Koltukta
Yeni yıl geldiğinde hepimiz aynı filmi izliyoruz. Jenerik tanıdık: umutlu bir giriş, yüksek motivasyon, büyük planlar… İlk sahnede “Bu yıl her şey farklı olacak” cümlesi yankılanıyor. Spor yapılacak, sağlıklı yaşanacak, kişisel gelişim zirve yapacak. Hatta mümkünse sabahları erken kalkınıp hayata kuş gibi başlanacak.
Sonra hayat başlıyor.
Yeni yılın ilk günleri garip bir hevesle geçiyor. Ajandalar açılıyor, hedefler yazılıyor. “Haftada 4 gün spor”, “Şeker yok”, “Her ay 2 kitap”, “Negatif insanları hayatımdan çıkarıyorum.” Listeye bakınca insan kendine hayran oluyor. “Ben kimim, bu disiplin kim?” diye içinden geçiriyor. Ama bu özgüven genelde ayın ortasını göremiyor.
Spor meselesiyle başlayalım. Yeni yılın milli sporu budur. Spor ayakkabıları alınır, eşofmanlar denenir, spor salonu üyeliği yapılır. İlk gün her şey şahane. Aynada kendine bakıp “Evet, bu sefer olacak” dersin. İkinci gün kas ağrılarıyla tanışırsın ama hâlâ umutluyundur. Üçüncü gün “bir gün ara vermek zararlı değil” diye düşünürsün. Dördüncü gün ise spor çantasıyla........
