İstek, irade, istikrar
Hayatın üç altın anahtar kelimesi bunlar bana göre… Ne istediğini aslında bana göre daha çok ne istemediğini bilmek, istenen ama doğru olmadığı sezilenlerin karşısında iradeli bir biçimde sağlam ve güçlü durmak ve o noktaya ulaştıktan sonra da orada istikrarlı bir biçimde durmak; sahip olduğumuzun kıymetini bilerek yaşamak, onu kaybetmemek için elinden geleni yapmak…
Sözlüğümüz hayat kelimesini şöyle açıklıyor: Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Meslek. Geçim şartlarının bütünü. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi.
Bunların içinde bana en yakın olan tanım: Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Çünkü sağ iseniz süreç baştan sizin lehinize zaten işlemiş demektir. İstediklerinizi iradeli bir biçimde gerçekleştirip ona istikrarlı bir şekilde sahip çıkmışsanız yaşamayı sağlayan şartların tamamı gerçekleşmiş demektir.
Bakın aynı kökten türemiş olmalarına rağmen yaşam başka yaşantı başka… Yaşam, hayat demek. Zaten bize sunulmuş olan ya da bazı inanışlara göre bizim içinde olmayı seçtiğimiz bir süreç… Adına ne derseniz artık… Ama yaşantı; onu doldurmak, belli kararlar doğrultusunda ilerlediğimiz zaman ve bütün bunları yaparken de yaptığımızı........
