Yemek Yendi, Sofra Kalktı, Hesap Kime Kaldı?
Türkiye’de yatırım fonları üzerinden borsa manipülasyonu yapıldığı gerekçesiyle patlak veren ve yaklaşık 826 milyar TL (yaklaşık 18 milyar dolar) büyüklüğe ulaşan dev fon krizi, 455 binden fazla bireysel yatırımcıyı doğrudan etkileyen bir finansal felakete dönüşmüştür.
Devlet Müdahalesi ve Kitlesel Tasfiye Dönemi (17 Eylül – 25 Eylül 2026)
17 Eylül 2026: SPK tarihi bir karar alarak piyasa dengesini bozan 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunu TEFAS’ta işleme kapattı ve tasfiye sürecini başlattı. Toplamda 455.758 tekil yatırımcının parası bu fonlarda kilitli kaldı.
19-21 Eylül 2026: Adli soruşturma kapsamında gözaltı dalgası başladı. MASAK incelemelerinde piyasa dolandırıcılığının odağında Katılımevim (KTLEV) paylarının olduğu belirlendi. SPK, ilk etapta 3 ay olarak duyurduğu tasfiye süresini, varlıkların değerinin altında satılmaması amacıyla 6 aya çıkardı.
22-24 Eylül 2026: Şirket yöneticilerine yönelik ilk tutuklamalar gerçekleşti.
Varlıklara El Konulması ve Soruşturmanın Derinleşmesi (26 Eylül – Günümüz)
26 Eylül 2026: Adalet Bakanlığı, 1 Temmuz – 16 Eylül arasındaki şüpheli fon çıkışlarını inceleyerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığını dondurdu.
27-28 Eylül 2026: Soruşturma kapsamında şüphelilere ait olan piyasa değeri 1,8 milyar TL değerindeki 2 adet özel jete, Beykoz’daki 5 lüks villaya ve bir lüks yata kolluk kuvvetlerince el konuldu. Şirketlerin ticari faaliyetlerinin ve tasfiye sürecinin tıkanmaması için 45 firma ve 19 fonun üzerindeki kurumsal bloke kaldırılırken, gerçek şahısların blokeleri korundu.
30 Eylül – 2 Ekim 2026: Soruşturma magazin ve siyaset dünyasına sıçradı; bazı ünlü isimlerin mal varlıkları........
