Belki de Zamanın Freni Sıkılmaktı
“Sıkıntı, zamanın saf hâlidir.” Joseph Brodsky
Ben sıkılmaktan kaçıyorum.
Eskiden bunu fark etmiyordum. Şimdi fark ediyorum ama yine de kaçıyorum.
Otobüs camından dışarı bakarken zaman uzardı. Bir sıranın bana gelmesini beklerken. Evde, salonun ortasında, konuşmaların arasına düşüp sustuğumda.
Şimdi o boşluklar yok.
Su ısıtıcısı kaynayana kadar bile telefona bakıyorum. Mesajın “yazıyor…” kısmı uzayınca içim daralıyor. Bir videonun girişini hızlandırıyorum. İki dakikalık bekleme bile fazla geliyor.
Belki zaman hızlanmadı. Belki ben boşlukları azalttım.
Çünkü sıkıldığım anlarda bazı şeyler çıkıyordu ortaya.
Ertelenmiş sorular. Yarım kalmış kararlar. Ve yorgunluk.
Hafta bitmiyor gibi. Yapılacaklar listesi hep dolu. Bir şey yetişiyor, bir şey eksik kalıyor. Ama durursam sanki her şey üstüme yığılacakmış gibi geliyor.
Sürekli dolu olmak güçlü hissettiriyor.........
