menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türk Birliğinin Sınavı: Denge mi, Dayanışma mı?

9 0
05.06.2026

Haber şu:

https://x.com/saki552003/status/2062464029319164107?s=46

Yorum bu:

Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyoner öngörüsünü hatırlayalım:

“Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir.

Bu dostluğa ihtiyacımız vardır.

Fakat yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez.

Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir.

Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler.

Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir.

İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir…

Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır.

Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız.”

Atatürk’ün bu sözleri, sadece bir kehanet değil; Türk dünyasının stratejik birliğini, kültürel bağları ve geleceğe dönük hazırlığı vurgulayan derin bir vizyondur.

Bugün, bu vizyonu test eden kritik bir olayla karşı karşıyayız.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’e “Devlet Dostluk Nişanı” (Order of Dostyk) takdim etti.

Bu ödül, Rum liderin Astana ziyareti sırasında verildi; ziyaret sırasında GKRY’nin Astana Büyükelçiliği açıldı, doğrudan uçuşlar başlatıldı ve çeşitli işbirliği anlaşmaları imzalandı.

Bu jest, sıradan bir diplomatik nezaket değil; Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çatısı altında KKTC’nin gözlemci üyeliğini kabul etmiş bir ülkenin, Kıbrıs meselesinde Türkiye’nin kırmızı çizgilerini zorlayan bir adım attığını gösteriyor.

Çelişki tesadüf değil!

Kazakistan, daha önce TDT çerçevesinde KKTC liderini ağırlamış ve ortak iradeye bağlılık göstermişti.

Ancak şimdi aynı ülke, Rum tarafıyla ekonomik, kültürel ve siyasi bağlarını derinleştiriyor.

Bu ikili tutum, “denge politikası” olarak sunulsa da, Türk dünyası için bir güvenilirlik sınavıdır.

Benzer şekilde, bazı Türk devletlerinin İbrahim Anlaşmaları’na yakınlaşması ve AB teşvikiyle Rum tarafına elçilik açması, Orta Asya’nın çok yönlü dış politika arayışlarını yansıtıyor.

Uluslararası sistemin sert güç rekabetiyle şekillendiği........

© ngazete