Stratejik kurnazlık
Önce size birini tanıtayım:
Erken İslam tarihinin en tartışmalı siyasetçilerinden biriydi Mervan bin Hakem…
Babası Hakem bin Ebu’l-As, çeşitli davranışları nedeniyle Hz. Muhammet döneminde Medine’den uzaklaştırılınca ailesiyle birlikte sürgün hayatı yaşadı...
Yıllar sonra halife Hz. Osman, amcası Hakem’i iktidarın merkezi Medine’ye geri çağırdı. Yeğeni Mervan’ı da yanına alarak önce özel kâtibi sonra vali yaptı…
Bu tercih, Hz. Osman döneminin en çok tartışılan siyasi yükselişlerinden birinin başlangıcı oldu…
Rakipleri Mervan’ı entrikacı, ihtiraslı ve kurnaz; taraftarları ise siyasi deha olarak değerlendirdi.
Gerçek şu ki: Mervan’ın kurnazlığı, günü kurtaran küçük hesaplardan ibaret değildi. Güç dengelerini okuyor, kabileler arasındaki ilişkileri ustalıkla kullanıyor, doğru zamanı sabırla bekliyor ve attığı her adımın birkaç hamle sonrasını hesaplıyordu. Mesela:
Hz. Osman’ın öldürülmesinden hemen sonra bir süre Hz. Ali’ye biat etti ancak kısa süre içinde saf değiştirerek Cemel Vakası’nda onun karşısında yer aldı.
Keza: Emevi Devleti döneminde sessizce bekledi, şartlar olgunlaşınca kısa süre halifeliği ele geçirdi…Vs.
Onun kurnazlığı, ahlâken nasıl değerlendirilirse değerlendirilsin, akıl ve strateji ile beslenen kurnazlıktı!
Kurnazlık, siyasetin eski araçlarından biri...
Tarih boyunca başarılı siyasetçiler, kurnazlığı tek başına değil, sabır, zamanlama, güç dengelerini okuma ve uzun vadeli hedeflerle birlikte kullandı...
Mervan’ın adı bugün hâlâ tartışılıyorsa, bunun nedeni yalnızca entrikaları........
