Hakemliğin sonbaharı
Sporun da iklimler gibi dönemleri vardır. Spor sonbaharına, yani sezon sonuna girilirken herkes safları sıklaştırarak pozisyonuna göre öğretilmiş çaresizlik içinde, ezberlenmiş söylemlere başlar. Maçı kaybedenler hakemlerden başlayıp MHK ile devam eder ve savlarını federasyon ile süslerler. Son yıllardabuna bir de VAR eklendi. Bu yangının üzerine benzin dökenleri unuttuğumu zannetmeyin. Tabii ki her şey hakem performanslarıyla paralel seyrediyor.
TFF BAŞKANI BU İŞTE EHİL!
Bu sefer tartışma, Beşiktaş’ın “VAR odasına Portekizli eğitmenler girip görevlileri yönlendiriyor mu?” iddiası ile alevlendi. Eğer sorun buysa, çözüm tam da bu konuda ehil olan federasyon başkanında... Başkanın ‘Yeter ki bana bunlarla gelin’ dediğini duyar gibiyim. Bundan sonra İbrahim Hacıosmanoğlu’nun görevlileri arayıp “Çaylarını, kahvelerini verin, ben gelene kadar tuvalete bile gitmeyecekler” talimatını vermesi an meselesi! Öyle ya, başkan bu konuda tecrübeli ve çözümü biliyor...
'NASİP ETMESİN' DİYE DİYE
Tam da ‘izahı olmayan şeylerin mizahı olur misali’ dediğinizi duyar gibiyim. Daha dün aldığı kararlarıbugün uygulamaktan aciz başkan, her cümlesine “Allah bize nasip etmesin” desturu ile başlayıp, geldiğimiz noktada Allah’a şükür hepsinden nasibini aldı. Vazgeçtim yönetici-yönetim tutarlılığından, nerede kaldı sizin mahalledeki racon kesen sözünün eri, İbrahim tavrınız? Görünen o ki ‘hakem nasıl yetiştirilemez’, ‘gün nasıl kurtarılır’ diye çırpınırken sizin için de artık kara gözüktü. Benden söylemesi...
PORTEKİZLİ'DEN AĞZI YANAN...
Aslında hakemler de kendilerinden şikayetçi ancak teşhiste hata yapılınca hasta bir türlü komadançıkamıyor. Bu atmosferde........
