menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İslamabad’daki müzakereler kalıcı olmasa da barışa evrilecek gözüküyor... Peki neden?..

24 0
17.04.2026

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı ve aldığı karşılıklarla bütün Ortadoğu’yu gerilim altına alan; daha da ötesinde enerji sevkiyatında oluşturduğu sıkıntılarla küresel ölçekte krize neden olan savaşta taraflar ikinci tur müzakere aşamasında...  Pakistan’ın arabuluculuğunda İslamabad’da yapılan müzakerenin ilk tutundan bir sonuç çıkması zaten beklenemezdi. Ayrıca tarafların başlangıçta elini yüksek açması da diplomasinin olmazsa olmazı.

Baştan söyleyeyim; bu savaşın devamı savaş olmayacak diye düşünüyorum. Muhtemelen kalıcı bir barış da beklemiyorum. Ancak müzakerelerin sonucunda her iki taraf açısından makul bir noktada anlaşma sağlanmasıyla gerilim sürse de en azından sıcak savaş sona erecek gözüküyor.

BARIŞI ZORUNLU KILAN ÜÇ ÖNEMLİ NEDEN

Peki neden? 1)ABD açısından, daha doğrusu Trump-Cumhuriyetçiler açısından önümüzdeki kasımda yapılacak ara seçimlere yarasız girmek çok önemli. Savaşta kaybedilen sayısı çok olmasa da Amerikan askerleri, hala muammalı bir operasyon, vurulan uçak gemisi, düşürülen önemli uçaklar, yerde vurulan yakıt nakil uçakları; Körfez ülkelerinde vurulan ABD varlığı; öngörülemeyen füze taarruz silahları gibi stratejik hatalar ve düşülen yalnızlık ciddi bir yara. Bu yaranın üzerine başka yaraları Trump yönetiminin göze alması gerçekçi değildir. Haliyle, Trump, savaşı kazanamadığı noktada ‘onurlu çıkış’ arayacaktır. 2)Hürmüz Boğazı’ndaki uzun süreli bir tıkanma küresel ölçekteki itirazları büyütecektir ve bir enerji krizinin maliyetinden ABD sorumlu tutulacağı için Trump yönetiminin bunu da göze alacağını sanmıyorum. 3)İran da savaşı kaybetmese de epeyce hırpalandı tabii. O yüzden Tahran da daha fazla hırpalanmadan kendisine gelecek bir sürece gereksinim duyacaktır.

İSRAİL, İRAN YANINDA DAHA BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜ KENDİNE YAPTI!

ABD’nin İran’a yönelik saldırısını çok arzu eden ve onunla birlikte savaşa katılan tek devlet olan İsrail ise savaşın sona erip barışa doğru evrilmesinden çok rahatsız! Çünkü Ortadoğu’da kendisi için tek “tehlike” olarak İran kalmıştı ve bu nedenle İran rejiminin tasfiyesini, Tahran’ın ABD yörüngesine girmesini çok önemsiyordu. Kısacası İsrail de savaşın kaybedeni. İran’ın uzun menzilli balistik füzelerinin tehdidini “faul” yaptığında hep hissedecek. Ayrıca, İsrail şu nedenle de savaşın kaybedeni: İsrail, malum nedenle mağdur bir pozisyondayken gerek Gazze’deki tutumu gerekse İran’a karşı ABD ile birlikte tek hareket eden devlet olma vasfıyla uluslararası toplumda artık çok farklı bir pozisyondadır. Saldırgan, devlet yetkilileri uluslararası ceza mahkemelerinde dava konusu olan bir konumda İsrail ve kolay kolay da eski konumuna dönmesi mümkün değil. En azından çok uzun bir süre mümkün değil. Şimdilik zayıf olan ama ileride güçlenen her Arap ülkesi de ileride İsrail’i dara düşürecektir. İsrail, teokratik, -E. Büyükelçi........

© Muhalif