Önlük mü dediniz? – Yusuf İpekli Yazdı
Kırk iki yıl kadar önce öğretmen olmuş, atama evraklarını bakanlığa teslim etmiş olmamıza rağmen atamamız bir türlü yapılmamıştı.
Ben de köyde ırgatlığı tamamlayıp harmanı kaldırınca Ankara’ya gelmiş bir süre bir esnaf lokantasında garsonluk yapmış arkasından ansiklopedi pazarlamacılığı ile geçimimi sağlamaya çalışmıştım.
Pazarlamacılıktan o günün koşullarında iki öğretmen maaşından daha çok kazanır hale gelmiştim.
Ankara genelevinde yaptığımız satış bütün kotaları alt üst edince cebime giren para ile öğrenci evime iki ton kömür, lacivert bir takım elbise, iki üç gömlek / kravat, adam akıllı bir iskarpin, siyah palto ve parmağıma kırmızı taşlı altın bir yüzük almıştım.
Giyinip bakanlığa uğradım tayin meselesini öğrenmek için.
Dediler ki eli kulağında.
O ara nereden geldiğini anlamadığım bir kadın sesi çarptı kulağıma, “Şimdi bu çocuk bu takım kirlenmesin diye bir de önlük diktirir…”
Bakanlık merdivenleri dar geldi inan........
