Kağıttan Kartal ve İbibik Kuşunun Vahameti – Melih Demirel Yazdı
Dünya, kendisine “mutlak güç” atfedenlerin büyük iddialarla çıkıp, gerçeklere çarptığında nasıl savrulduğuna şahit oluyor. ABD ve İsrail öncülüğünde İran’a karşı başlatılan bu saldırgan sürecin ilk günlerini hatırlayalım… Ekranlar dolusu kibir, manşetlere taşınan tehditler ve birkaç gün içinde “İran’ı yok ederiz” naraları… Emperyalist çetenin kendinden emin tavırları, adeta tarihin sonunu ilan eder gibiydi.
Fakat tarih, kibirle yazılmaz. Tarih, direnişle, sabırla ve gerçek güçle yazılır.
Gelinen noktada görüyoruz ki; o “yenilmez” zannedilen güçler, bekledikleri dünya desteğini bulamamış, aksine küresel kamuoyunda ciddi bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya kalmıştır. Çünkü artık dünya, eski dünya değil. Herkes her şeyi görüyor. Herkes, kimin saldırgan, kimin savunmada olduğunu ayırt edebiliyor.
Ve en önemlisi… İran’ın beklenenden çok daha sert ve organize bir karşılık vermesi, bu senaryonun en kritik kırılma noktası olmuştur.
İsrail semalarını aydınlatan o füzeler… Körfez ülkelerinin gecelerini gündüze çeviren o şok dalgaları… Sadece fiziksel bir saldırı değil, aynı zamanda psikolojik bir üstünlük ilanıdır. “Dokunulmazlık” efsanesi yerle bir olmuş, korku duvarı yıkılmıştır.
İşte tam da bu noktada, ABD Başkanı Donald Trump’ın yaptığı şu açıklama, aslında tüm sürecin özeti niteliğindedir:
“Amerika Birleşik........
