Sefa Geldin Ramazan
Günlük yaşamın alışkanlıkları dışında uyanılan bir gün.
Sabah kahvaltısı, simit veya poğaçanın güne hazırlayan enerjisi.
Sıcak çayın, demli tavında yudumlanan akışı.
Ciğerlerini sigaranın hegemonyasına bırakmış tiryakinin, onsuz geçecek saat ve dakikaları düşünmek bile istemeyen hali.
Öğle paydosunda tekrar guruldayan midenin, acıkma dürtüsünün zillerini çalan biyolojik saati ve onun alarmı.
Vakit geçtikçe artan, varlığına alışılmış suya duyulan ihtiyaç.
Her an her saniye, istediği yiyecek ve içeceğe ulaşabilen biz insan evlatlarının tavan yapan fizyolojik ihtiyaçlarının giderilememesi kaynaklı, kendi bedeniyle olan zıtlaşması.
Tüm bunlara rağmen iman denen gücün büyük inanç tartısında,
Yaradan’ın varlığını........
