menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Osman Örek’ten alınması gereken çok ders var

12 0
24.03.2026

Ankara’da sıkça dile getirilen bir söz vardır: “Sabaha kadar ışıkları yanan bir bina varsa, bilin ki o Dışişleri Bakanlığı’dır.” Çünkü orası dünyanın dört bir yanıyla sürekli temas halindedir; gelişmeler anbean izlenir, değerlendirilir. Resmi olarak Dışişleri Bakanı olmamasına rağmen, Osman Örek’in de tıpkı bir Dışişleri Bakanı gibi sabahın erken saatlerine kadar çalıştığını söylemek abartı olmaz. Bu gerçeği en iyi bilenlerden biri de, uzun yıllar Örek’le birlikte çalışan iş insanı Işın Ramadan Cemil’dir. O zorlu yıllarda Savunma Bakanlığı, Meclis Başkanlığı ve Başbakanlık görevlerini üstlenen Örek’in makamında ışıklar neredeyse hiç sönmezdi. Olayların yoğunlaştığı dönemlerde Cumhurbaşkanlığı’nda Birleşmiş Milletler Barış Gücü ile sürekli temas kurulurdu. Bugünkü gibi ayrı bakanlık binaları yoktu; bu nedenle Rauf Denktaş, Osman Örek, Niyazi Manyera, Fazıl Plümer ve diğer önde gelen isimler, Fazıl Küçük’ün dairesinde bir araya gelerek çalışmalarını sürdürürdü. Osman Örek, Varoluş ve Özgürlük Mücadelesi’nin liderlerinden Fazıl Küçük ile Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş için büyük bir şans ve güçlü bir dayanaktı. Çok iyi bir hukukçuydu ve Kıbrıs meselesine son derece hâkimdi. Nitekim zihnimi kurcalayan bir konu olduğunda, Dr. Küçük’e sorduğumda bana çoğu zaman “Osman’a git ya da telefon et, o bilir” derdi. Ben de kendisini ziyaret eder, sorularımı yöneltir ve her seferinde detaylı, aydınlatıcı cevaplar alırdım. Dr. Küçük’ün, Osman Örek için söylediği “O ayaklı bir kütüphanedir. Kafana bir şey takıldı mı hiç çekinmeden sor” sözü, onun bilgi birikimini en iyi anlatan ifadedir. Bu yüzden kendisini sık sık ziyaret ederdim. Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin Başbakanı olan Osman Örek, ölümünün 27’nci yıl dönümünde bugün mezarı başında anılacak. Geçtiğimiz yıl kızı Yeşim Örek, mezarı başında yaptığı konuşmada dünyada yaşanan savaşlara dikkat çekerek, “Bugün burada rahatça nefes alabiliyorsak, bu yıllarca verilen mücadelenin sonucudur” ifadelerini kullanmıştı. Vatan sevgisinin önemine vurgu yapan Örek, Türkiye Cumhuriyeti’nin katkılarıyla 15 Kasım 2023’te açılan Kıbrıs Türk Tarih, Kültür ve Milli Mücadele Müzesi’nin, verilen mücadelenin genç nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını da belirtmişti. Müzeyi ziyaret edenlerin sergilenenleri merak ederek daha fazla araştırma yapmasını temenni eden Yeşim Örek, babasının müzede elinde bir evrak çantasıyla tasvir edildiğini, bunun sembolik değil gerçek bir detay olduğunu vurgulamıştı. Zira o çanta, milli mücadele sürecinde kullanılan önemli belgeleri her zaman içinde barındırırdı. Aradan çeyrek asır geçmiş olsa da, bugünlere gelinmesinde Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş ile birlikte hayatının sonuna kadar çalışan, büyük hizmetler sunan Osman Örek’ten alınacak çok ders vardır. Bugün yaşanan haksızlıklar, yolsuzluklar ve sahtecilikler bir yana; devlet mekanizmasının hiçbir engele takılmadan, düzenli ve şeffaf bir şekilde işlemesi gerekir. En zor koşullarda dahi sorunların nasıl aşılabileceğini ve başarıya nasıl ulaşılabileceğini Osman Örek bizlere göstermiştir. Onu biraz olsun örnek alabilsek, ülkedeki aksaklıkların büyük ölçüde ortadan kalkacağına ve toplumun her açıdan daha huzurlu bir yapıya kavuşacağına inanıyoruz.


© Kıbrıs Gazetesi