Orta Doğu’da yeşeren barış umutları heba edilmesin
Dünya nefesini tutmuş, ABD Başkanı Donald Trump’ın verdiği süre dolmak üzereyken Washington’dan yapılan açıklama insanlığa derin bir oh çektirmiştir. Pakistan Başbakanı Namaz Şerif, 20 gün süreli ateşkeste uzlaşma sağlandığını duyurmuştur. Yapılan açıklamalarla yalnız Orta Doğu değil, tüm ülkeler derin bir nefes almış, nihai anlaşma konusunda umut doğmuştur.
İşin şakası yoktu. Donald Trump, İran’ın bir gecede ortadan kalkabileceğini söylemiş, sert bir tehditte bulunarak, İran’ın Taş Devri’ne dönebileceğini ifade etmişti.
Trump’ın talepleri arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması da vardı. Aksi halde İran’da ne elektrik santrali, ne de köprü kalacağı tehdidinde bulunmuştu.
Ateş –kes konusunda varılan uzlaşı, savaşın sona erdirilmesinde olumlu bir adım olduğu ifade edilirken, birçok ülke gelinen aşamayı yapıcı olarak değerlendirmiştir. Uzlaşı İran’da da sevinçle karşılanmış, gösteriler düzenlenmiştir.
20 günlük yeni süreç içerisinde tarafların uzlaşmaya varmalarından başka çare yok gibi. Tek çıkış yolu bu olsa gerek. Ancak uzlaşıyı akamete uğratabilecek tek unsur İsrail’dir. Çünkü bu maceraya Trump’ı da sürükleyen İsrail olmuştur. Uzlaşma işine gelmediği gibi, istikrarsızlık ve kaosa oynamak İsrail’in işine gelmektedir.
Tabii başkan Donald Trump’ın bu kararı almasında önemli nedenler vardır. En başta İran’da rejimi değiştirme umuduyla yola çıkmış, ancak değiştirememiştir. İsrail ve bazı danışmanları kendisini yanıltmıştır. İran’da sivil ve askeri birçok lideri öldürmekle birlikte rejimi yıkamamıştır. Savaş uzadıkça da ABD’de homurdanmalar çoğalmış, akaryakıta gelen zamlar, gıda tedarikinde yaşanan sıkıntılar Amerikan vatandaşları arasında yoğun tepkilere yol açmış, kamuyu yoklamalarında Trump’a olan destek giderek azalmıştır.
Bu durumda İran’a bir kara harekatı konusunda risk almakta zorlanan Trump, ABD pilotlarının kurtarılması ve birkaç konuyu daha bir araya toplayıp ‘zafer elde etmiş’ gibi pazarlama yaparak Netanyahu’nun teşvikiyle girdiği bu maceradan çıkış yolu bulma çabasına düşmüştür.
İsrail’de ise 39 gündür hayatlarını sığınaklarda geçiren Museviler, yaşadıkları bu rezil hayata isyan eder noktaya gelmişlerdir. Savaşın sona ermesi çağrılarında bulunmakta, yöneticileri şiddetle eleştirmektedirler.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş 39 gün sürmüştür. Kim kârlı kim zararlı çıktı diye sormaya gerek yok. Nice canlar yok oldu, Ortadoğu coğrafyasını kan ve gözyaşı bürüdü. Bunca yıkımdan sonra barış adına yeşeren umutlar var. Onlar da ne olur heba edilmesin.
Bizde ise hayat pahalılığı ödeneği üzerine koparılan gürültü devam ediyor. Bu konuda yapılan sağduyu çağrılarına kulak verilerek, toplumsal kaosa son verileceği umudunu taşıyoruz.
Madencioğlu Lefkoşa’da defnedildi
Madencioğlu ailesinin çınarı iyi insan Aydın Madencioğlu (86) geçen gün Lefkoşa’da defnedildi. Sevgili eşi Ahmet Madencioğlu, çocukları Hasan, Begüm Madencioğlu, Zehra Çiftci, Niyazi Dikmen, Gönül Akgör ve eşleri, torunları Mustafa, Esra, Ceysan Madencioğlu, Aydın Seziner, Ahmet Çiftci, Mustafa Kargılı, Feriha Deliceırmak, Mehmet, Münür ve Melih Akgör, Aydın ve İlayda Dikmen ile eşleri ve torun çocukları, yokluğuna asla alışamayacaklarını ifade ederek, “Acımız sonsuzdur. Yattığı yer nur, mekanı cennet olsun” dediler.
