menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öcalan’ı küçümsemek

46 0
17.09.2026

Temeli çok daha gerilere gitse de 1980’lerde başlayan ve PKK’nın ana aktör olduğu Kürt sorununda silahların bırakılması kolay iş değil. Bugünkü noktaya da kolay gelinmedi zaten. Eğer örgüt silah bırakacaksa onun eline silah veren ana aktörün karar vermesi ve üstüne bunu bir talimat haline getirmesi gerekiyordu.

Abdullah Öcalan da bunu yaptı. Niye yaptı, nasıl karar verdi, devletle ne konuştu, bu işin sonunda kendisi için ne istiyor ayrı tartışma konusu.

Ancak Öcalan örgütün ilk gününden, örgütün başındayken yaptığı açıklamalardan, örgütün faaliyetlerindeki sorumluluğundan yakalandığı günden bu zamana yaşadıklarıyla çok güçlü, ağır ve değişmesi zor bir bagaja sahip. Bu bagajı herkes farklı yorumlayabilir ama yok saymak imkânsız.

Kürt kitlesinin önemli kesimi için Öcalan bir halk önderi olarak görülebilir. Daha hayattayken hakkında mersiyeler yazılan, türküler derlenen, fotoğrafları taşınan kurtarıcı olabilir. Toplumun diğer kesiminde ise 40 yıldır dökülen kanın temel sorumlusu.

Kürt meselesinin kök nedenleri, Cumhuriyet’in kuruluşuna giden kimlik problemleri, devletin köy boşaltmalar dahil yaptıklarının içine düşülen çukurdaki rolü, hak aramak için hangi yolun meşru olup olmadığı üzerine bu köşede de onlarca yazı yazıldı. Gök kubbe altında mevzu üzerine söylenmedik çok az cümle kalmıştır.

Bunlar cari siyasette asla göz ardı edilmemesi gereken ancak karşılığı sınırlı olan girdiler. An itibarıyla silah bırakılacaksa mevzunun cemaziyellevvelinden ziyade mevcut algı ve bunun muhtemel siyasi yansımaları üzerinden ilerlemek gerek. Nihayetinde amaca ulaşılıp ulaşılmamasında siyasi irade kadar toplumsal destek daha doğrusu tahammül kapasitesi belirleyici........

© Karar