menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsan hakları için dış müdahale tartışması

87 28
08.01.2026

Venezuela -Maduro olayında bir yandan bir devletin bir başka ülkeye operasyon yapıp oranın devlet başkanını kaçırmasındaki vandallık tartışılırken alttan alta da ciddi insan hakları – demokrasi sorunu bulunan ülkelere – yöneticilere karşı bir dış müdahalenin meşru – haklı olup olmayacağı konusu taraflar oluşturuyor.

Trump’ın Maduro operasyonunda demokrasi – insan hakları hassasiyeti var mı? Tabii ki yok. Oradaki vandallık, Trump gibi güç delisi bir adamın Amerikan çıkarı odaklı hesaplarıyla ilgili. Danimarka’ya herhalde demokrasi – insan hakları alanında söyleyeceği bir şey yok ama rahatlıkla “Grönland’da gözüm var onu bana vereceksiniz” diyebiliyor.

Ayrıca Gazze’deki vandalllıkta kendisini de bin kere sollamış bulunan Netayahu’yu bir yıl içinde Beyaz Saray’da 5 kere ağırlayabiliyor, Kongre’de alkışlatabiliyor.

Belli ki Trump’dan insan hakları hassasiyeti beklemek abes. ABD, hatta başka ülkeler de insan haklarını bile, çıkar hesabı çerçevesine indirgeyebilirler.

Ancak dünyada, farklı ülkelerde derinleşmek kaydıyla, bir insan hakları sorunu var. Ve “insan hakları bir ülkenin iç işleri çerçevesine indirgenemez” gibi bir genel yaklaşım da var. Birleşmiş Milletler’de böyle bir duyarlılık var, dünyadaki insan hakları ihlallerini izleyen – raporlayan uluslararası saygın kuruluşlar da var.

Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi kuruluşlar da bu tarz ihlalleri gündeme alıyor, yargılamalar yapıyor. (Gazze vahşetinden dolayı Netanyahu’nun mahkûm edilmesi gibi)

Ayrıca bizim de kuruluşuna katkı sunduğumuz Avrupa Konseyi bünyesinde bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) var, biz de Anayasamızda (90. Madde), üstelik bizzat Ak Parti iktidarlarının öncülüğü ile AİHM kararlarını, “bağlayıcı” kabul etmişiz. Yani insan hakları söz konusu olunca dış müdahaleyi bizzat kabul etmişiz. (Son zamanlarda iktidar çevreleri........

© Karar