Memleket Havasında Bu Hafta
Bir haftayı daha geride bırakmaya hazırlanıyoruz. Memleketin gündemi yine oldukça bereketli! Ekonomi deseniz rakamlar havada uçuşuyor, siyaset deseniz dünyanın her köşesinde ayrı bir curcuna, toplumsal meseleler deseniz zaten hiçbir zaman gündemden düşmüyor.
Bir tarafta indirim haberleri, diğer tarafta zam hesapları. Bir yerde insanlar ev sahibi olmanın yollarını arıyor, başka bir yerde hayatta kalmanın.
Haberleri okurken düşündüm.
Biz gerçekten bu kadar çok olay mı yaşıyoruz, yoksa artık hiçbir şeye yeterince şaşıramıyor muyuz?
Enflasyon düştü mü, yoksa biz mi alıştık?
TÜİK ekim ayı enflasyonunu yıllık yüzde 29,77 olarak açıkladı. Rakamlar açıklandı, yorumcular konuştu, uzmanlar değerlendirdi.
Vatandaş ne yaptı?Markete gitti.Çünkü ekonominin en anlaşılır hâli, kasada ödenecek tutardır.
Artık insanımızın ciddi bir bölümü istemeden ekonomist oldu. Üstelik üniversite okumadan. Hangi markette ne ucuz, hangi gün indirim var, hangi ürünün gramajı küçülmüş, hepsini biliyor.
Eskiden insanlar markete ihtiyaçlarını almak için giderdi. Şimdi ihtiyaçlarından hangisini erteleyeceğine karar vermek için gidiyor.
Enflasyonun azalmasıyla fiyatların düşmesinin aynı şey olmadığını da yaşayarak öğrendik.
Nihayetinde istatistiklerin anlattığı ekonomiyle mutfakta yaşanan ekonomi her zaman aynı duyguyu üretmiyor.
Gelecek yılın zamları bugünden hazır!
2027 yılında vergi, harç ve cezaların güncellenmesine esas olacak yeniden değerleme oranı yüzde 27,83 olarak hesaplandı.
Yeni yıl henüz gelmedi ama bazı hesapları şimdiden kapımızı çaldı.
İnsan geleceğini planlayamaz hâle gelirken bazı giderleri bir yıl önceden planlanabiliyor.
Bir toplumun geleceğe güveni, yalnızca ekonomik büyüklüklerle ölçülmez. İnsanların yarın karşısına ne çıkacağını öngörebilmesiyle de ölçülür.
Bugün pek çok insanın en büyük ekonomik hedefi zenginleşmek değil, mevcut hayat standardını koruyabilmek.
Bir........
