menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sınıflar Kitaplara Sığmıyor

9 5
31.01.2026

Geçen gün tecrübeli bir öğretmen arkadaşımla buluştuk. Yıllardır sınıf öğretmenliği yapıyor; emeklilik yaklaşırken bile hâlâ mesleğine dair konuşmaktan yorulmuyor. Kahvelerimizi yudumlarken, birden konuyu sınıf yönetimine getirdi.

"Biliyorsun" dedi, "yıllar önce okuttuğum bir sınıfta en az beş öğrencinin 'Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu' (DEHB) tanısı vardı. Bunun yanında sırada oturmayı bir türlü beceremeyen bir öğrenci, durup dururken garip sesler çıkaran bir başkası, ders boyunca birbirini kovalayan iki öğrenci ve gürültüden çok rahatsız olan üç öğrenci vardı… Kapıyı kapatıp içeri girdiğimde, kitaplarda anlatılan o 'ideal sınıf' ortamından eser yoktu."

Dinlerken kendi deneyimlerimi hatırladım. Öğretmen arkadaşım haklıydı. Masa başında yazılan sınıf yönetimi modelleri genellikle "ideal bir sınıf" varsayımına dayanıyor. Oysa gerçek sınıflar hiç de öyle değil.

Bu noktada şunu da eklemek gerek: Sınıf yönetimine dair yazılan makalelerin büyük çoğunluğu, hiç sınıfa girmemiş akademisyenler tarafından kaleme alınıyor. Teorik çerçeveler kuruluyor, modeller geliştiriliyor ama sahada karşılık bulamıyor. Çünkü bu çalışmalar gerçek sınıfların dinamiklerinden, öğretmenlerin günlük deneyimlerinden beslenmiyor. Oysa akademik çalışmaların pratiğe dayanması, öğretmenlerin birikimlerinden beslenmesi gerekiyor.........

© İstiklal