menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yaratıcı Yazarlık

12 0
26.10.2026

Bir okulda Yaratıcı Yazarlık Atölyesi açmak istedim. Atölyenin amacı gençlerin yeteneklerini fark etmek, geliştirmek ve geleceğin yazarları olma özgüvenini vermekti. Ancak garip bir şekilde atölyenin amacından ziyade ismiyle meşgul olundu. Atölyenin ismini değiştirmem istendi.

Yaratıcı kavramına takılanlar sadece Allah’ın yaratıcı olacağını söyleyerek bu ismin günah olduğunu ifade ettiler.

İlk önce bu anlayışa sahip insanların ne kadar sığ düşündüğünü dile getirerek konuyu açmaya çalışacağım. 

Aslında yüzeysel değerlendirmelerin her zaman nakıs sonuçlara yol açacağını bilmemiz gerekir. Biz küçükken futbol taraftarlarının “En büyük” diye başlayan tezahüratlarına da şirk diye karşı çıkıldığına şahit oluyorduk. Eleştirel düşünceye sahip olmadığımız için biz de öyle düşünüyorduk. Ancak zaman içinde öğrendik ki “En büyük” ifadesi kendi alanı içinde ele alınıyordu ve bu da doğal bir değerlendirmeydi. Yani futbol takımları içinde En Büyük Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş vb. futbol takımları kastediliyordu. Bu değerlendirmeye dini gerekçelerle karşı çıkmak beraberinde kavramları ideolojik olarak yorumlama sonucunu doğuruyordu. Takımlar içinde en büyüğünün kendi takımı olduğunu iddia etmek, temennisinde bulunmak şirk değildir.  Çünkü burada Allah ile birlikte ele alınan bir nesne, insan yoktur. 

İşte buna benzer bir yaklaşım da yazarlık alanında kendini göstermektedir. Yaratıcı Yazarlık kavramı, iki kelimeden oluşmaktadır.  Yaratıcılık ve yazarlık… Burada Yaratıcılık kavramı evreni yoktan var etmek, Allah’a rağmen veya onun karşısında olmak şeklinde bir yargı değil bilakis yazarlıkla ilişkilendirilen bir kelimedir. Yani yaratıcılık yazarlığın bir sıfatıdır. 

Peki burada yaratıcı yazarlık dediğimizde ne anlıyoruz? 

“Yaratıcı” kelimesini yazı ve okuma eylemiyle felsefi düzeyde yan yana getiren ilk isimlerden biri Amerikalı düşünür ve yazar Ralph Waldo Emerson‘dır.

Emerson, 1837’de verdiği ünlü “The American Scholar” (Amerikalı Aydın) adlı konferansında sadece yazmaktan değil, “yaratıcı okuma” (creative reading) ve “yaratıcı okur” kavramlarından bahsetmiştir. Ona göre yazınsal yaratıcılık, geçmişin kalıplarını kopyalamak değil, ruhun ve doğanın özgün bir şekilde kâğıda dökülmesidir.

Burada da gördüğümüz gibi yaratıcılıktan kasıt yazın eylemini kopyacılıktan, tek düzelikten kurtararak özgün bir bakış açısı geliştirmektir. Her insanı ayrı bir dünya olarak ele alırsak aslında her yazarın kendisine ait bir bakış açısı olduğu sonucuna da varabiliriz. 

Yaratıcı yazarlık ifadesi her yazarın kendi iç dünyasından getirdiği esinleri, doğa, kültür, gelenek, düşünceyle yeni bir formla yazıya aktarmasından başka bir şey değildir. Yani insan bu anlamda yaratıcı olmak zorundadır ki toplum gelişebilsin. Yaratıcı yazarlar okurlarına farklı ufuklar açarak entelektüel düşünmeyi, eleştirel bakmayı ve farklı perspektiflerle hayatı yorumlamayı öğretmektedirler.

Her kitap yeni bir dünyaya açılan kapıdır. Yaratıcı yazar ise okuyucularına yeni dünyaların kapılarını aralayan bir anahtardır.

Yaratıcı Yazarlığın temel unsurlarını ele alırken şu hususların altını çizebiliriz. 

Özgünlük ve hayal........

© İnsaniyet