menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsan Olmak ve dahi İnsan Kalmak!

14 0
previous day

Dünyaya imtihan için doğan her beşer aslında bir ‘aday insan’dır.

Fıtratı (yaratılışı) iki yönlü olarak dizayn edilmiş, (fücur/takva; Şems, 91/7-8) seçim “irade sahibi” beşerin kendisine bırakılmıştır.

Ya takva üzerinde yaratıldığı üzere aynasını temiz tutarak insan olacak, insan kalacaktır.

Ya da fücuru tercih ederek günaha batacak, aynasını kirletecek bırakın insan olmayı hayvandan daha aşağıya (A’raf, 7/179) düşecektir.

İnsan olmanın ve dahi insan kalmanın en temel gerekçesi Kur’an-ı Kerim’de “esmâya mazhariyet” olarak açıklanmıştır. (Bakara, 2/31-33)

Hz. Âdem (a.s.)’in meleklere üstünlüğü O’na esmanın sırrını öğretmekle gerekçelendirilmiştir.

Böylece varlık (ontoloji) binası bilgi (epistemoloji) temelleri üzerine oturtulmuştur.

Varlık gibi iman da bilgi (epistemoloji) üzerine bina edildiğinde imandır.

O halde insan olmak isteyen beşer ne yapmalıdır?

Özgür iradesi ile Allah’ın isimlerinden hangilerine mazhar olabileceğini tespit ederek onlara ayine olmaya çalışarak ilerlemelidir.

Kendisinde Celal mi, Cemal mi, Adl mi, Kuddûs mü, Hakem mi, Ferd mi, Kayyûm mu; ya da hepsine birden mazhar olabilir mi?

Mümin derin bir tefekkürle esmâlara mazhariyet yolunu kararlaştırmalı.

Özellikle bütün isimlere ayine olan Hz. Muhammed (s.a.v.)’e,

Ondan sonra en geniş ayine Hz. Ebu Bekir (r.a.)’a ve........

© İnsaniyet