Düzenli Olan Su Değildir
Her gün aynı şeyi yapıp günü kurtarabilir insan. Fakat hayatta kalma refleksi hayata karışmanın tadını vermez. Günü kurtarmak, o adrenalin ve kısa vadeli dönüş almayla beraber insanı besler. Fakat uzun zaman içerisinde, o kısa vadeli beslenmelerin doyuramadığı bir açlığı hisseder insan. Doygunluğun mahrumiyetiyle baş başa kalıverir. Halbuki bazen doygunluk için, açlığı giderebilmek için aç kalmak gerekir. Bir şeyi sürekli yapmak, o şeyi değiştirmez. O şeyi tahammül edilebilir kılar. İnsan, mekanla ve zamanla birlikte değişen, dönüşen ve anlam arayışı olan bir varlıktır. Bir yerden sonra rutinlerin tek başınalığı, gerçekleştirilmemiş bir potansiyelin anlamsızlığıyla insanı karşı karşıya bırakır.
Bireysel hayatlarımızın dışında, ilişkilerimizde, topluluklarımızda ve hatta kurumlarda da benzer şeyi görürüz. Sürekliliğin yalnız başına sürdürülebilirlik olmadığını; kaynaklarında kendimizin de tükenebileceğini deneyimleriz.
Peki nedir bunların arasındaki ayrım? Nedir göstergeleri?
Düzenli yapılan iş, bir eylemin belirli zaman aralıklarıyla, aksatılmadan ve istikrarlı bir şekilde tekrarlanmasıdır. Burada ana odak süreklilik olur. Ara odak zamanlamadır.
Sistemli yapılan işte, bir işin birbiriyle bağlantılı parçalar hâlinde, net kurallara, belirli yöntemlere ve mantıksal bir sıraya göre yapılmasıdır. Burada ana odak yöntem, mantık ve verimlilik olur. Ara odak optimizasyondur.
Soru hedefimiz “Ne sıklıkla yapılıyor?” ise düzenli yapılan iş söz konusudur. Eğer soru hedefimiz “Hangi yöntemle ve amaçla, hangi ilkelere dayandırılarak yapılıyor?” ise sistemli yapılan iş söz konusudur.
Amaçlar da birbirinden farklılık gösterir. Düzenli yapılan işte amaç alışkanlık edinmek ve işi aksatmamaktır. Sistemli yapılan işte amaç en doğru sonucu almaktır.
Burada........
