menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Göremediğiniz Risk Sizi Yönetmesin

5 0
monday

İç Denetime yıllarını vermiş bir meslek insanı olarak yıllardır farklı şirketleri, farklı sektörleri ve farklı iş yapış biçimlerini gözlemliyorum.

Her şirketin kendine özgü bir hikâyesi var.

Kimi hızla büyümek istiyor, kimi kurumsallaşmanın peşinde, kimi kârlılığını artırmaya çalışıyor, kimi ise değişen ekonomik koşullar karşısında ayakta kalmaya çalışıyor.

Ama bütün bu farklılıkların arasında ortak bir soru var:

Şirketler gerçekten kendilerini ne kadar tanıyor?

Çünkü dışarıdan bakıldığında başarılı görünen bir şirketin içinde ciddi riskler bulunabilir. Aynı şekilde, sorun yaşadığı düşünülen bir şirketin güçlü ve sağlam süreçleri de olabilir.

İç denetçinin görevi, işte bu görünmeyen tarafı ortaya çıkarmaktır.

Biz iç denetçiler sadece rakamlara bakmayız

İç denetçi denildiğinde çoğu kişinin aklına finansal tablolar, faturalar, muhasebe kayıtları ve hesap kontrolleri geliyor.

Oysa iç denetim bundan çok daha geniş bir alandır.

Biz yalnızca “Rakam doğru mu?” diye bakmayız.

· Bu rakam nasıl oluştu?

· Bu sürecin kontrolü kimde?

· Kararı kim veriyor?

· Kararı veren kişi aynı zamanda kontrolü de yapıyor mu?

· Bir hata olduğunda bunu kim fark edecek?

· Sistemde tek bir kişinin bilgisine bağımlılık var mı?

· Yarın bu çalışan şirketten ayrılırsa süreç devam edebilir mi?

İşte bazen bu soruların cevabı, bilançodaki rakamlardan çok daha önemli bir gerçeği ortaya çıkarır.

En büyük risk bazen “güven”dir

Şirketlerde sık duyduğum bir cümle vardır: “Biz ona güveniyoruz.”

Güven elbette değerlidir.

Fakat kurumsal yönetimin temelini yalnızca güven üzerine kurmak risklidir.

Çünkü iyi kontrol sistemi, insanlara güvenmediği için değil; insanların hata yapabileceğini kabul ettiği için vardır.

En dürüst çalışan bile hata yapabilir.

En başarılı yönetici yanlış karar verebilir.

En güvenilir tedarikçi zaman içinde değişebilir.

En iyi çalışan bir gün şirketten ayrılabilir.

Dolayısıyla mesele insanlara güvenip güvenmemek değildir.

Mesele, sistemin kişilere bağımlı........

© Hürses