menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir kadının kendi çocuğuna bakmak istemesi haksızlık mı?

40 0
13.05.2026

Yeşim Hanım merhaba; ben 26 yaşındayım, eşim 29 yaşında. Çocuk sahibi olmak istiyoruz ama çocuk olduktan sonra hayatımızın nasıl olacağı konusunda bir türlü anlaşamıyoruz. Ben çocuk sahibi olduktan sonra çalışmak istemiyorum. Çocuğum bakıcı ellerinde büyüsün istemiyorum. Onunla kendim ilgilenmek, sevgisini de bakımını da birebir vermek istiyorum. Gerekirse lüksümüz olmasın, özel okul olmasın, marka kıyafetleri olmasın ama annesi yanında büyüsün istiyorum. Kreşe bile erken vermek istemiyorum. Evde ben ilgilenirim, ben öğretirim diyorum. Eşim bu konuda bana hiç hak vermiyor. Sürekli “İkimizin de çalışması lazım, tek maaşla geçinilmez, kiradayız böyle giderse hayatımız boyunca hiçbir şey sahibi olamayız” diyor. O daha çok maddi tarafına bakıyor. Ben zamanla her şey olur diyorum, o gerçekçi olmadığımı düşünüyor. Şimdiden tartışmaya başladık. Eşim kendini haklı buluyor, ben kendimi haklı buluyorum. Bir kadının kendi çocuğuna bakmak istemesi haksızlık mı? Evet, eşimin maddi taraftaki kaygılarını haksız bulmuyorum ama ben de haklıyım bence. Sizin tecrübenize gerçekten ihtiyacım var.

Yeşim Tijen’in cevabı:

Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili kızım; “Hayat, kurallara göre oynanması gereken bir oyundur” demişlerse de kimi kuralına göre oynar, kimi kim takar kuralları delerek kendi bildiğini okur. Söz konusu olan kuralları da bazen o ülkedeki hayatın gidişatı yazıyor. Keyfi hareket edebilmek için ya düşüncesiz ya da lüks bir hayatınız olmalı. Peki, hayatın gidişatı gençlere ne diyor dersiniz? İyi bir hayat yaşamak istiyorsan başkaları yaşarken sen seyretmek, imrenmek, ahlayıp, oflamamak, kaderine küfretmemek istiyorsan çalış çalış hatta mümkünse ölene kadar çalış diyor. Hayatın dediklerini duyabilen gençler evlenmeye, evlenenlerin çocuk yapmaya korktukları bu zaman da sizi oldukça cesaretli ama düşüncesiz bulduğumu söylemeliyim. Birinin bu cesareti gösterebilmesi ancak eşinin kazancının çok iyi olmasından ya da hayattan bir haber olmasından kaynaklı olur. Hiçbir şey eski zamandaki gibi değil çocuk kısmetiyle değil masraflarıyla geliyor. Doğumundan büyümesine kadar geçen süreçte çocuğunuzu sadece eşinizin kazancıyla büyütmek isterseniz hem kendinizi hem çocuğunuzu hem eşinizi yıpratırsınız. Hep eksiklerle, “sonra yaparız”, “alırız”, “şimdi alamayız”larla sonra sonra belki önümüzdeki aylarla büyütmek zorunda kalır kiradan da kurtulamazsınız. Sizin ev almanız........

© HTHayat