menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

27 Mart Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun: Yaşasın tiyatro

24 0
27.03.2026

Türkiye’de tiyatro, özellikle ödeneksiz bırakılan özel tiyatrolar için her geçen yıl daha ağırlaşan ekonomik koşullar altında var olmaya çalışıyor. Artan salon kiraları, üretim maliyetleri, faturalar ve uygulanan vergi yükü, sahneye çıkmayı yalnızca sanatsal bir üretim değil, doğrudan bir var olma mücadelesine dönüştürüyor. Devlet desteklerinin sınırlı kalması ya da çoğu zaman erişilemez olması, bu yapıları kendi imkânlarıyla ayakta kalmaya zorlayan kırılgan bir zemine itiyor.

Bilet satışlarının çoğu zaman maliyetleri karşılayamaması nedeniyle ertelenen ya da iptal edilen oyunların sayısı artıyor. Bu durum yalnızca sahnelenemeyen yapımları değil, görünmez hale gelen emeği de büyütüyor. Her iptal edilen oyun, sahneye ulaşamayan kolektif bir üretimin askıya alınması anlamına geliyor.

Öte yandan sansür ve yasaklar, tiyatronun ifade alanını daraltan bir başka baskı unsuru olarak varlığını sürdürüyor. Her yıl mezun olan çok sayıda genç tiyatrocu ise bu daralan alanda kendine yer bulmakta zorlanıyor. Üretim alanlarının küçülmesi, yalnızca bugünü değil, tiyatronun geleceğini de tehdit ediyor.

Tüm bu koşullara rağmen tiyatro hâlâ var. Çünkü tiyatro yalnızca bir sektör değil, insanın bir araya gelme, yüzleşme ve birlikte düşünme ihtiyacının vazgeçilmez bir parçası.

1962 yılından günümüze her yıl geleneksel olarak yayınlanan Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi’ni kaleme alacak isim, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) tarafından belirleniyor. Bu seçim, açık bir başvuru sürecinden çok kurumsal değerlendirme ve davet yöntemiyle yapılır. ITI yönetimi, uluslararası ölçekte tanınan, tiyatroya önemli katkılar sunmuş ve aynı zamanda çağın kültürel ve toplumsal meselelerine dair söz söyleme gücü olan sanatçılar arasından bir isim seçer. Böylece bildiriyi yazan kişi yalnızca bireysel bir sanatçı olarak değil, aynı zamanda o yıl tiyatronun dünya ile kurduğu ilişkiyi temsil eden bir ses olarak konumlanır. Bu yıl 27 Mart 2026 Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi’ni üç Akademi Ödülü adaylığı bulunan Amerikalı sinema ve tiyatro oyuncusu Willem James Dafoe yazdı. Metnin Türkçe çevirisini paylaşıyorum.

Ben esas olarak bir sinema oyuncusu olarak tanınan bir aktörüm. Ama köklerim derin biçimde tiyatroya dayanır. 1977–2003 yılları arasında Wooster Group’un bir üyesiydim; New York’taki The Performing Garage’da özgün eserler yaratıp sahneledik ve dünyanın dört bir yanında turnelere çıktık. Ayrıca Richard Foreman, Robert Wilson ve Romeo Castellucci ile de çalıştım. Şu anda Venedik Tiyatro Bienali’nin Sanat Yönetmeniyim. Bu görev, dünyadaki gelişmeler ve tiyatro çalışmalarına geri dönme arzum, tiyatronun eşsiz olumlu gücü ve önemi konusundaki inancımı güçlü biçimde şekillendirdi.

New York merkezli tiyatro topluluğu The Wooster Group’taki zamanımın mütevazı başlangıcında, tiyatromuzdaki bazı gösterilerde çoğu zaman çok az seyirci olurdu. Çoğu zaman kural şuydu: Eğer seyirciden daha fazla oyuncu varsa gösteriyi iptal etmeyi seçebilirdik. Ama bunu hiç yapmadık. Topluluktaki birçok kişi tiyatro eğitimi almamıştı; farklı disiplinlerden gelip tiyatro yapmak için bir araya gelen insanlardı—bu yüzden “gösteri devam........

© HalkTV