Kolonyal miras ve askeri iktidar arasında Mali’de devlet krizi
Son günlerde özellikle uluslararası odakların Afrika üzerinde rekabet arayışına girişmesi, gözleri tekrardan Afrika’ya çevirdi. Özellikle 25 Nisan’da el-Kaide’ye yakınlığı ile bilinen JNIM ve Tuareglerden müteşekkil FLA’nın Mali’nin cunta rejimine dönük saldırıları gündemde hayli yer kapladı. Postkolonyalizmin önemli inceleme sahalarından biri olan Mali’deki durum, kimi çevrelerce ciddi bir tartışma konusu oldu. Kimisi burada yaşanan süreci terörizm ve cihatçılık temelinde ele alırken, kimisi özellikle ideolojik olarak birbirinden uzak olan JNIM ve FLA’nın ortak hareket etmesini tartışıyor. Bütün bunlar önemli olmakla beraber Mali’de yaşananlar, sağlıklı veriler ile incelenmediğinde ve tarihi pratikler göz önünde bulundurulmadığında cevabı mümkün olmayan konular.
Mali nüfusunun ’ından fazlasının Müslümanlardan oluşması hasebiyle önemli bir yer tutarken, aynı zamanda zengin yer altı kaynakları ile de dikkat çekmekte. Mali Ulusal Jeoloji ve Maden Müdürlüğünün 2022’de yayınladığı rezerv tahminleri, bölgenin postkolonyalist emeller için neden önemli olduğunu özetler nitelikte. Yayınlanan verilere göre Mali’de 2 bin tondan fazla altın, 11 bin ton uranyum, 5,8 milyar ton lityum, 2 milyar ton demir cevheriyle birlikte yüksek miktarlarda birçok farklı rezerv bulunmakta. Fransızlar yıllarca uranyum rezervlerini sömürürken, Mali halkı dünyanın en fakir halkları arasında yerini aldı. Amerikalı kaynaklara göre 2024 yılında sadece altın rezervlerinden 4,3 milyar dolar elde edildi, ancak bu para halka kullanılmak yerine güç odakları arasında paylaşıldı.
Fransızlar, 1890 yılından itibaren işgal ettiği Mali’nin halkını sömürürken, Suriye ve farklı coğrafyalarda uyguladığı azınlık siyasetini ise sürdürmeye devam etti. Özellikle Mali’de Tuareglere dönük ırkçı politikaları ile ciddi hak ihlallerine imza attı. 6 ülke arasında dağılmış olan Tuaregler, on yıllarca asimilasyon ve inkâr politikalarına maruz kaldı. Dahası, sahipsiz bırakılan Tuaregler, devrik Libya diktatörü Kaddafi tarafından paralı askerler olarak mazlum Libya halkına karşı bir silah olarak kullanıldı.
Tuaregler bütün bu süreçlerde çeşitli isyanlara kalkışsalar da, 2012 yılına kadar bir başarı elde edemedi. 2012’de Mali’de gerçekleşen askeri darbe sonucu bölge istikrarsızlığa sürüklenirken, Tuareglerden müteşekkil Azawad Kurtuluş Hareketi ve bölgede bulunan İslami hareketler, rejime karşı başlattıkları ayaklanmalarda ciddi başarılar elde ettiler. Süreç içerisinde gerek Azawad Hareketinin sol seküler ideolojisi sebebiyle İslamcı gruplarla yaşanan çatışmalar, gerekse 2013 yılında Fransa’nın uluslararası güçleri arkasına alarak başlattığı operasyonlar sonucu bölgede gerileme yaşandı. Fransızlar her ne kadar tamamen başarılı olamasa da hem Tuareglere hem de İslamcı gruplara ciddi zarar verdi. 2015’te Cezayir’de imzalanan anlaşma gereği bölgede nispeten sükûnet hâkim olsa da bu durum, daha sonra yaşanacak darbeler ve değişimlerle yerini tekrar kaos ve savaşa bıraktı.
2020’de Mali’de meydana gelen darbe sonucu rejimde etkili olan Rusya yanlısı Sadio Camara ve Assimi Goita ile birlikte Mali’de eksen Rusların lehine değişti ve 2022’de Fransızların tamamen çekilmesi ile bölge, Afrika Lejyonu (eski Wagner) ve cunta rejiminin at koşturduğu bir saha hâline geldi. Ocak 2024’te Goita liderliğindeki cunta rejimi, Tuareglerle 2015’te imzalanan anlaşmayı feshederek bölgede yeni bir hareketliliğe sebep oldu. Zaten yıllardır kaos ortamında bulunan Mali’de bir noktada patlama olması kaçınılmaz iken, cunta şefi Goita’nın bu adımı ile nispeten sakinleşen Tuaregler yeniden silahlı eylemlerine başladı. İlk saldırıları ise Temmuz 2024’te Cezayir sınırındaki Tin Zauotine’de gerçekleşti. Bu saldırıda Afrika Lejyonunda 80’den fazla kişi ile birlikte rejime bağlı birçok asker de öldürüldü. 2017’de bölgedeki birçok silahlı İslamcı unsurun birleşmesi ile oluşan CNİM (İslam ve Müslümanları Destekleme Grubu) ile —gerek 2013’teki çatışmalar gerekse ideolojik farklılıklar sebebiyle— MNLA arasında 2024’te Moritanya sınırında büyük çatışmalar yaşandı. MNLA’nın aksine, Kasım 2024’te çeşitli Tuareg gruplarının bir araya gelmesi ile kurulan FLA, CNİM ile çatışmak yerine iletişim kurmayı tercih etti. Cihadi........
