menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Annenin “Düzelmez” Sözü Üzerine

19 0
05.09.2026

Linki yazını sonunda verilen sokak röportajında kadın konuşuyor: 

Ev hanımı. İki çocuk büyütmüş. Hayatın yükü ağırlaşınca evlere temizliğe gitmiş. Yıllarca çalışmış ama sigortasız. Emekliliği yok. Hala çalışıyor; çünkü çalışmazsa geçinemiyor.

Anlatırken oğlundan söz ediyor:

Beş yıl işsiz kalmış. Üç yıl boyunca memurluk için uğraşmış. Sınavdan 93 puan almış. 

Ama üç kez mülakatta elenmiş.

“Adam diyor ki, gitsin. Nereye gitsin?”  İşte mesele tam da burada.

Yıllarca okutulmuş, sınava hazırlanmış, 93 puan almış bir genç nereye gidecek? Bir annenin yıllarca verdiği emeğin karşılığı ne olacak?

Kadının bir başka cümlesi daha var:

“100 lirayı artık 10 lira gibi bozduruyorum.”

Bu, enflasyonun halk dilindeki tarifidir. “Günlük temizliğe gider, evin bütün ihtiyaçlarını karşılardım. Şimdi yetmiyor.”

İşte yoksullaşma budur.

Aynı parayla her geçen gün daha az şey satın alabilmek; 

domatesi hesaba katmak; yumurtayı düşünerek almak; etin kilosuna bakıp vazgeçmek; çocuğunun ihtiyacını karşılayıp kendi ihtiyacını ertelemek…

Ve bu kadın yalnız değil.

İşçisi, küçük memuru, emeklisi, köylüsü, esnafı, çocuğunu okutmaya çalışan anne baba, diplomasıyla iş arayan genç… Hepsi hayatın farklı alanlarında aynı geçim sıkıntısıyla karşı karşıya.

Daha acısı ise yoksullukla........

© Habererk